• Haberler
  • Ticaret
  • Ahiyiz Aileyiz Buluşması'nda Cemil Çiçek'ten tarihi uyarılar

Ahiyiz Aileyiz Buluşması'nda Cemil Çiçek'ten tarihi uyarılar

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen proje kapsamında gerçekleştirilecek olan 'Ahiyiz, Aileyiz Buluşması', 'Anadolu'nun Ahisiyiz, Türkiye'nin Ailesiyiz' projesi kapsamında Öz Finans İş Sendikası Konferans Salonu'nda yapıldı. Toplantının açış konuşmasını Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek yaptı.

Haberin Özeti

  • İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü destekli "Ahiyiz, Aileyiz Buluşması", Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği - Ahi Enstitüsü tarafından düzenlendi.
  • Toplantıda Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek açış konuşmasını yaparken, Türkiye’deki 14 kadın esnaf odası başkanı bir araya geldi.
  • Cemil Çiçek, konuşmasında kurtuluşu sadece particilikte aramanın yanlış olduğunu, demokrasilerin partiler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere iki ayağı olduğunu belirtti.
  • Çiçek, Ahilik teşkilatının doğru anlaşılması gerektiğini, toplumun yitirdiklerinin ve çıkış yolunun "Ahilik" kavramında aranması gerektiğini vurguladı.
  • Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği Başkanı Fehmi Çalmuk, bakan yardımcılarının toplantıya katılımını arzu ettiğini ancak davet gücünün sınırlı kaldığını ifade etti.

 Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği - Ahi Enstitüsü, Türkiye’de ilk kez esnaf ve sanatkâr odalarının 14 kadın başkanını “Ahiyiz Aileyiz Buluşması”nda bir araya getirdi, 

Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği - Ahi Enstitüsü Başkanı Fehmi Çalmuk’un açış konuşmasında   “ Devlet deyince aklıma, güven deyince aklıma, siyaset deyince aklıma, belki bizim abi deyince aklımıza gelen bir devlet büyüğümüzü aile gibi toplumun temel ana dinamiği konusunda bir toplantıda misafir etmenin gururunu yaşıyorum. Burada İçişleri Bakanlığı'ndan, Ticaret Bakanlığı'ndan, Aile Bakanlığı'ndan bakanlarımız olmasa bile yardımcılarınızın yanınızda tespih tanesi gibi dizilmesini çok arzu ettim. Onları davetiye yaptım. Bakanlarla da konuştum ama beni mazur görün gücüm bu kadarına yetti” diyerek Cemil Çiçek’i kürsüye davet etti.   

Ahiyiz Aileyiz Buluşması'nda  Cemil Çiçek'ten tarihi uyarılar

 Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek şöyle konuştu:

"Çok değerli başkanlar, saygıdeğer hanımefendiler ve Efendiler, değerli katılımcılar, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Gününüz hayırlı olsun, bereketli olsun. Bu toplantı güzel sonuçlara vesile olsun. Bu toplantıyı gerçekleştirenlere, ev sahipliği yapanlara hepinize katıldığınız için teşekkür ederim. Sabahın mahmurluğu var. Bir fıkrayla başlasak uygun olur. Belki günün anlamına da uygun düşer. Nasrettin Hoca bir gün gecenin geç bir saatinde elektrik direğinin altında, aydınlığında bir şeyler arıyor döne döne telaşlı da orada oradan geçen birisi bakıyor ki hoca oralarda dolaşıp duruyor. Hayır hoca ne yapıyorsun filan diyor. İşte anahtarımı kaybettim diyor. Nerede kaybettin? Arka sokakta. E niye burada arıyorsun diyor. Orada kaybettiysen niye burada arıyorsun?  orası karanlık burası aydınlık diyor.

 "Kurtuluşu sadece particilikte arıyoruz"

Şimdi biz Getirdiğimizi bu iki kavramın içini doğru doldurabilsek. Ahilik ve aile. Yitirdiklerimiz de burada. Çıkış yolumuz da burada. Halbuki demokrasilerde insanlar bazen kaybettiği yerde değil başka yerde arıyorlar. Kurtuluşu, mutlu bir toplum olmayı, güçlü bir toplum olmayı sadece particilikte partiler üzerinden partiler vesilesiyle arıyoruz. Halbuki gelişmiş demokrasilerde nasıl insan ayağı varsa demokrasilerde de iki ayak var. Bir tanesi partilerdir. İkincisi de sivil toplum kuruluşlarıdır. Hatta zaman sivil toplum kuruluşları partilerden daha önde daha fazla sorumluluk taşıyan  bir kesimi ifade eder. Bizde sivil toplumun sivilliği kendinden menkuldür. Tabela çok ama çoğu zaman netice yoktur. Siz bugün  hakikaten çok hayırlı bir iş yapıyorsunuz. Şimdi dedik ya evvela kaybettiğimiz yerde yitiklerimizi aramamız lazım. Ahilik teşkilatı. Bunun telaffuzunu bile doğru yapamıyoruz. Ahilik diyoruz. Ahilik değil. O galatı meşhurdur. Ahiliktir. Arapça kelime. Kardeşlik demek. Ahi dedik mi başka  bir şey çağrıştırabilir. Demek ki ahilik teşkilatı. E biz de 1000 yıldır bu coğrafyada birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ihtiyacımız vardır diyoruz. O halde bu Bu teşkilat zaten kardeşliği kurumsallaştırmış, müesseseleştirmiş  bir  sosyolojik vaka, tarihi bir vaka.

Ahiyiz Aileyiz Buluşması'nda  Cemil Çiçek'ten tarihi uyarılar"Ahilik müessesini iyi özümsesek bu kadar kanun çıkarmaya gerek yok"

O halde bu ahilik meselesini filmde de var. Tanıtım filminde sadece senenin belli bir haftasında  kuru bir tören, sembollik bir  toplantının ötesine taşıyabilirsek o zaman bu toplumu gerçekten daha güçlü yaparız. Eğer ahilik müessesini iyi özümsesek, iyi benimsesek bu sivil toplum kuruluşlarımız, meslek örgütlerimiz, neticede devlet, devletin tüm kurumları öncelikli bir konu olarak benimsese ve bizler de özümsesek bu kadar kanun çıkarmaya gerek yok. Meclisin sabaha kadar çalışmasına da gerek yok. Çünkü kanunlar ihtiyaçlardan bozulmuş olan işleri düzeltmek için çıkarılan mevzuata biz kanun diyoruz. Ve Türkiye'de şu an 9500'in üzerinde yürürlükte olan kanun var. Ama buna rağmen Türkiye'nin birçok sıkıntısı var. Batı ülkeleri 3.000 kanunla kamu düzenini sağlıyor. Mutlu bir toplumu  inşa edebiliyor. Biz 9.000 kusür kanunla halen bir sürü sıkıntıyı yaşıyoruz. Şu kanunu çıkaralım, bu kanunu çıkaralım özünde ahiliğin temelini teşkil eden değerler olmadığı için, bunu kurumsallaştıramadığımız için toplumumuzda bozulan hususları kanunla düzeltmeye çalışıyoruz. Onun için bu ahillik meselesi önemli.

"Tarihimizde Nasrettin Hoca diye birisi yok, o Ahi Evrandır"

İkincisi yine üzerinde durmamız gereken bir husus var ki bu coğrafya bizim ebedi vatanımız. Allah bize kazandıranlardan razı olsun. Ölmüşlerimize rahmet olsun. Emeği geçenleri rahmetle, saygıyla anıyoruz. Eğer bu coğrafyada bugün Türk milleti var ise bunun en önemli ayağı ahilik teşkilatıdır. Moğol istilasına karşı Direnen her şeyiyle ülkenin birliğini, beraberliğini, Türk milletinin varlığını ayakta tutan ahiler olmuşlardır. Başta anlattığım Nasrettin Hoca fıkrası. Son zamanlarda Selçuk Üniversitesi'nde yapılan araştırmalar var. İşin önünde olan bir bilim adamımız rahmetli oldu. Aslında bizim tarihimizde Nasrettin Hoca diye birisi yok. Nasrettin Hoca dediğimiz şey Ahi Evrandır. Bunu çok açık olarak söylerler. Bunu bir bilmek için Nasrettin Hoca'yı bilmek, Ahiye Evran'ı bilmek gerekir. E bu bilinmediği zaman biz sadece sembolik bir törenle ya bu ahilik teşkilatı da neyin nesi ve evvela bunu bir anlamamız lazım. Yani biz bugün bu salonda bu toplantıyı yapabiliyorsak bunu ahilik teşkilatına, Ahi Evran'a  borçluyuz. Allah rahmet eylesin bu hizmeti verenlere. Dolayısıyla bunu Türkiye'nin her tarafında, her kesimde her meslek kuruluşu, her sivil toplum kuruluşu birinci gündem maddesi yapması lazım.

Ahiyiz Aileyiz Buluşması'nda  Cemil Çiçek'ten tarihi uyarılar"Ahilik demek neticede eşittir Müslümanlık demektir"

Çünkü ahilik bir felsefedir. Bir yaşayış tarzıdır. Bir yaş hayat tarzıdır. Netice itibariyle ahillik demek neticede eşittir Müslümanlık demektir. Adam gibi Müslüman olmak demektir. Eğer bunu yerli yerine oturtamazsak siz istediğiniz kadar kanun çıkarın. Çünkü o kanunu uygulayacak olanlar eğer ahlaksız olursa siz istediğiniz kadar en mükemmel kanunu çıkarın. Mesela bugün Türkiye'de mahkemelerdeki İhtilafların çok önemli bir kısmı tüketici haklarının ihlali ile ilgili husustur. Peki tüketici mahkemelerine insanlar niye başvurur? Arabuluculuğa niye başvurur? Aldığı mal hilelidir. Aldığı mal çürüktür. , yediği içtiğinde sıkıntı vardır. Eskiden bu düzeni sağlayan teşkilatıydı. Şimdi onun adı var. Kendisi olmadığı için biz başka türlü yollarla bunu düzeltmeye çalışıyoruz. Ama Türkiye'nin bugün en önemli ihtilaflarının başında tüketici ihtilafları geliyor. Özü ahiliğin temsil ettiği ahlaki değerlerden ciddi ölçüde  uzaklaşmış olmamızdan kaynaklanıyor. Onun için bunu  devletin tüm kurumları şu an Türkiye'de 100. binden fazla  sivil toplum kuruluş var, dernek var, vakıf var, vesaire var. Bunca da imkanlar var. Ne olur bu ahilik felsefesini, hayat tarzını senede bir gün değil de her gün konuşma konusu yapsak üyelerimize, insanlarımıza, , bunları anlat bilsek bu felsefeyi, bu hayat tarzını benimsetebilsek.

"Aile yoksa devlet yok"

Şimdi ahillikten uzaklaşınca neden uzaklaşırız? İki kavram birbirleriyle iç içedir. Biriyle diğeri arasında sebep sonuç ilişkisi var. İkincisi de aile. Çok doğru bir başlık tespit etmişsiniz. Tebrik ediyorum. Teşekkür ediyorum. Çünkü neticede ahiliğe vücut veren değerlerin önemli bir kısmı ailemizden tevaris ettiğimiz, öğrendiğimiz, ailede kazandığımız hususlardır. Eğer işin temelini oradan sağlam atabilirsek daha sonraki yapıyı daha sağlıklı kurma imkanımız var. 2025 yılı devlet olarak da aile yılı olarak  kabul edildi. Hatta bunun bir yıl olması doğru olmaz. Bu 10 yıl olsun denildi. Mesele  şudur. Bu türlü konular devlet olarak ilan ediyoruz. Toplumun dikkatini çekiyoruz. Önem verilsin istiyoruz. Herkes bu işin, bu kavramın, bu yılın önemini iyi anlasın diyoruz ama bir yıl geride kaldı. Aklınızda ne kaldı aile yılı ile ilgili? Dedin söyledim ya 100.000den fazla  kuruluş var, meslek örgütü var, sendikalarımız var, vesairelerimiz var. Hepsinde Allah'a şükür imkanları da var. Yani ben bir şey yapacaktım, imkanım yoktu. O beynamaz özrüdür. Bey namaz özrü. Yani adamın namaz kılmaya niyeti yoksa elim ağrıyor, kolum ağrıyor vesaire. Hayır. her türlü imkan olduğu halde bakın bu aile yılı ile ilgili  doğru dürüst sivil topluma yönelik çok fazla bir şey  görmüş değiliz. Sembolik bazı programlarla geçiştiriliyor. Halbuki bugünkü anayasada iki  madde başlığının ismi korunmadır. 41. madde ailenin korunması, 58. madde gençliğin korunması. Demek ki devlet olarak biz bu iki alanda çok büyük hassasiyet göstermemiz gerekiyor. Bu koruma görevini yerine getiremediğimiz takdirde toplumun geleceği sıkıntılıdır. Nitekim bu sıkıntıları da yaşıyoruz. Nereden yaşıyoruz? Boşanmalar arttı.

Yani emin olun  sağ olsunlar eş dost bu akşam da bir nikaha gideceğiz. Nikaha giderken elim yüreğimde gidiyorum. Ya şahitlik yapıyoruz da bu evlilik ne kadar süre devam edecek? Ne kadar süre devam edecek? Aile yoksa devlet yok. Aile yoksa milletin geleceği karanlıkta. Siz istediğiniz kadar milli geldiriniz şu olsun, öteki bu olsun vesaire. Dolayısıyla ahlaki değerlerdeki ahiliğin temel felsefesi olan değerlerdeki  kazanımları ailede veremezsek o zaman aile de büyük bir çürümeyle karşı karşıya, toplum da çürümeyle karşı karşıyadır. Bugün suç oranları arttı. Uyuşturucu belli bir yaşın altına indi. Bahis vesaire falan filan. Yani bunların hepsi nereden kaynaklanıyor? İşte bu iki kavram arasındaki sebep sonuç ilişkisini iyi kuramadığımız için bu türlü işlerin  karşımıza çıkardığı problemlerle daha huzursuz bir toplum olmaya çalışıyoruz.

"Diziler aileyi de ahiliği de bertaraf ediyor"

Maalesef biz anayasaya bu hükümleri koymuş olmamıza rağmen bir itiraf olarak ifade edeyim ki burada 17 Nisan Turgut Özal'ın vefatının yıldönümünde Allah rahmet eylesin. Bu konuyu gündem konusu yapan Turgut Özal'la acizane bendeniz. Ne zaman? 1989. Halbuki bu coğrafyada biz şu kadar zamandır varız. Cumhuriyet kurullarında şu kadar zaman oldu. Niye o tarih itibariyle 5 tane de kalkınma planı hazırlanmış bu ülkede? Hiçbirisinde 6. plana gelinceye kadar aile başlıklı bir planlama hedefi ortaya konulmamış. Kadın politika arına yönelik var. Çocuk politikası ile ilgili var. Ama ikisinin de beraber yaşadığı, inşa ettiği bir aile politikası yok. İlk defa 6 5 yıllık plana aile meselesi gündeme getirildi. Büyük de sıkıntı çektik bu konuyu gündeme getirirken. , çok şükür bugün Aile Bakanlığımız var ama bakanlığın olması yetmiyor. Sivil toplumun buna destek vermesi lazım. En büyük sorumluluk da Aile Bakanlığı koordine eder. Ama bunu topluma benimsetecek, , toplumda, , bu meseleyi yaşanır hale getirecek bence sivil toplumdur. , siz bugün bunu yapıyorsunuz. Hepinize teşekkür ederim. İnşallah, , başka şeylere de örnek olur. Değerli başkanımız burada, sendikalar ne olur yani sadece ücret pazarlığı yapmasalar da bu topluma karşı en azından bu yönden sorumlulukları var. Gerçekten bugün Türk aile yapısında ciddi problemler var, ciddi sıkıntılar var. Eğer bunları biz çözemezsek milletin de devletin de geleceği sıkıntıdadır. E onun için de son zamanlarda çok kullanılan ülkenin bekası, milletin bekası diyoruz. Bkanın temel taşı aileden ve ahilik felsefesinden  geçiyor. Onun için bunu ders programlarında olabilir, televizyon yayınlarında da olabilir. Yeri gelmişken ifade edeyim. Yani bu televizyon programları, televizyon dizileri aileyi de ahiliği de bertaraf ediyor. Atom bombası atsanız bu kadar çok bu topluma zarar vermez. Allah'tan korksunlar bu dizileri yapanlar, bu dizileri oynatanlar. Defaatte söylüyoruz. Yine diziler oynasın. Filme karşı değiliz, vesaireye karşı değiliz ama bizi temelden sarsan, sonra bizi bu problemlerle uğraşan bir toplum haline getirmede bu televizyon yayınları maalesef  almış başını gidiyor. Çoluğunuzla, çocuğunuzla şöylece seyredeceğiniz TRT hariç Televizyon dizilerine bir bakın. Bu akşam bu ikazdan sonra  bunun sorumları var. Bunları denetleyen kurumlarımız da var. Ama maalesef  bu türlü yayınlarla bir şiddet, uyuşturucu, mafya ilişkisi, e ondan sonra da suça itilen çocuklar. Meclisimiz şu günlerde komisyon kurmuş. Çocuklara yönelik bu tür işlerden bu toplum nasıl? E bu diziler böyle devam ettiği sürece her gün her dizide 10 tane 20 tane Adam ölüyor, yapanın yanına kar kalıyor. Önemli bir kısmı uyuşturucuyla alakalı. Nikahsız birliktelikler gitti arttı. Nikahın yerini düzeyli birliktelik adı altında toplumu yozlaştıran, aileyi yozlaştıran, ahillik felsefesine dinamit koyan bir anlayış içerisinde  maalesef bu toplum sadece altyapıyı yaparak, sadece milli geliri artırarak ayakta kalma şansı  olmaz. Onun için  bugün sizin attığınız adım inşallah ilgili yerlerde, ilgili kuruluşlar nezdinde de itibar görür, ilgi görür. Sizin yaptığınız bu toplantıları başkaları da yapar. Bunu öncelikli birinci mesele kabul etmediğimiz zaman yapacağımız her faaliyet eksik olur. İstenilen sonucu da elde etme imkanı  olmaz. İnşallah bugün burada konuşulacak çok uzun şeyler var. Kolay  değil bu işler. Mesela bir Dallas dizisi bu toplumun hatırlarsanız benim yaşımda olanlar bu toplumun ahlakına dinamit koydu. Orada CR tipi bir adam. Bu bugün toplumun her kesiminde efendim flamingo yolu ve Evet. Flamingo yolu ve Dallas dizisi. Şimdi yerleri çıktı. Yerleri çıktı. Ondan sonra da  her konuda  sıkıntı yaşamak durumundayız. Onun için hayırlı bir teşebbüs. İnşallah sonu gelir.  ümitsiz olmaya, karamsar olmaya gerek yok."

Ahiyiz Aileyiz Buluşması'nda  Cemil Çiçek'ten tarihi uyarılar"Bütün mesele ne yapacağınızı bilmektir"

"Şimdi şöyle  genelde biz tanımı da yok sayın başkanım. Evet anladım. Şimdi genellikle biraz daha  popülist bir beklenti ya da slogan olarak bir sıkıntı oldu mu? Bir problem oldu mu? Biz o işin bir bakanlığını kursak bu iş çözülür deriz. Esnaf ve Sanatkarlar bakanlığı olur mu? Olursa bir mahsuru yok. Yani olmazsa da kıyamet kopmaz. Filanca  problemin bakanlığı vardır. diyor. Bu problem ortadan kalkmış değil ki. Mesela Kültür Bakanlığımız vardır diye çok kültürlü bir toplum olduğumuzu kimse söyleyemez. , bakanlık var ama netice , istenilen şekilde yok. Dolayısıyla yani mesela bu teşkilatlar olabilir. Yani ona, karşı değilim ama bütün mesele ne yapacağınızı bilmektir.Bakanlığın ötesinde dedim ya bu işler, bu sosyal politikalar, kültürel politikalar büyük ölçüde sivil toplumun işidir. Sivil toplumun. , sivil toplum da  biz siyasi makamlardan randevu talep etmeye vesaireye gelince yüzlerce ben filanca vakfın başkanıyım, filanca kuruluşun başkanıyım. Şimdi Ankara'da şuradan sokağa çıkıversek Kızılay'a kadar en az 50 tane sivil toplumun tabasını görürüz. Netice ne? Mesela şu konuyu dert edinen, bu konuyu çözemezsek Türkiye'nin birçok sorunu daha da  çoğaltırız endişesiyle, o şuuruyla hareket eden kaç tane sivil toplum örgütümüz var? Meslek örgütleri de dahil buna. Onlar sadece mesleki faaliyetlerde değil. İşte bu değerlere karşı sorumluluğumuz var. Tarihe karşı sorumluluğumuz var. Milletimize karşı sorumluluğumuz var.   inanan insanlarız. İnancımıza karşı sorumluluğumuz var. Bu kadar olumsuz sonuçlar ortadayken sırtımızı dönebiliyorsak, gözümüzü kapatıyorsak istediğiniz kadar bakanlık kurun, istediğiniz kadar teşkilat kurun. Sadece devleti şişirmekten başka bir işe yaramaz. Onun için  bakanlık Olur mu? Olursa bir mahsuru yok. Ama ne yapacağı o çok önemli. Kanunlaştırarak işte demin söyledim kanun olmasına gerek yok. Ahilik teşkilatı kurulurken  Selçuklu döneminde vesairede bu iş bir kanun meselesi değil ki. Kanunun ötesinde kanun bizim zihnimizde, beynimizde bu işin önemini kavramaktır.

"Kol kırılır yen içinde kalır ama ahilikte papucu yukarıya atıveriyorlar"

Tabii kanunu var bu işin. Çünkü insanlık bir aileden geliyor. Değil mi? Hazreti Adem, Hazreti Havva'dan geliyoruz. Biz buna inanıyor İnsanlık bir aileden geliyor. Aile en tabii kurum. Aile yoksa nesiller arasında kopukluk olur. Aileyi doğru dürüst bu manada yerli yerine oturtamazsak siz kendi torunlarınızla, çocuklarınızla anlaşamazsınız. Türkçeyi orada öğrenir. İnsani değerleri orada öğrenir. Ahlaki değerleri en evvel orada öğrenir. Ama aile bu manada  görevini yapamıyorsa şu veya bu sebeple o zaman bu toplumun her alanında sayısız katlanarak giden problemlere sebebiyet verir. Onun için diyorum ki ahilik ve aile kavramını yan yana getirmekle en doğru işi yapmışsınız. Bu iki kavramın içini iyi doldurabilsek, bu iki kavramın ifade ettiği sorumluluğu iyi idrak edebilsek o zaman bu kadar kanun çıkarmaya gerek yok. Bu toplum daha huzurlu. Bu kadar mahkemelere de gerek yok. Bu kadar polise, jandarmaya da gerek yok. Kendi teşkil etti. Bakın şimdi ahilikle günümüz anlayış arasında ne fark var? Mesela biz de bir kol kırılır yen içinde kalır diye bir atasözü var. Bu kol kırılır, yen içinde kalır sözü sadece aile içi problemler için kabul edilen bir husustur. Gelinizle kavga etmişsiniz.  işte kardeşler arasında kavga olmuş bir sınırsınız. Onu sokakta başka yerde konuşmak yerine onu aile içerisinde çözün. Çünkü  olmadığı takdirde aile itibar kaybeder ve başka türlü sıkıntılar. Biz bunu tutmuşuz. Kol kırılır yeni içinde kalır. Neden? filanca meslek mensubu yemediği halt kalmıyor. Aman bizim meslektaşımız onu koruyalım. Buna siyaset de dahil. Halbuki ahillik teşkilatında yanlış yapan, hatalı mal satan vesaire papucunu yukarıya atıveriyor. Hiç kol kırılır yeni içinde kalır demiyor. Dama atıyor. Herkes görsün. Bu adam hileli mal yapan, aldığı ücreti, yaptığı işi hakkıyla yapmayan adamdır deyip kendisi teşhir ediyor. Bakın şimdi aradaki farka bakın. Kol kırılır, yen içinde kalır. geldiğimiz noktaya. Onun için yani bu felsefeyi hakikaten  başkaları yapıyor. Bunu kanun haline getirmiş, müessese haline getirmiş batı ülkeleri. Bizde de çok fazla kurum eksikliği yok da sorumluluk eksikliği var. Yeteri kadar sorumluluk taşımıyoruz.”  Ahiyiz Aileyiz Buluşması'nda  Cemil Çiçek'ten tarihi uyarılar

Toplantı sonunda Cemil Çiçek'e Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği - Ahi Enstitüsü Başkanı Fehmi Çalmuk tarafından Ahilik Vefa Beratı takdim edildi.

Toplantıya TESK Başkanı Bendevi Palandöken, Öz finans İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Eroğlu, Türkiye Ağaç İşleri Federasyonu Başkanı Hüseyin Taklacı, Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin başkanı Hüseyin Kılıç, Eskişehir Tornacılar Oto Tamirciler Küçük Sanayiciler Esnaf Odası Başkanı Adnan Karamanlı katıldı.

Buluşmaya katılan kadın başkanlar; ailenin ve çocukların korunması, kadına yönelik şiddetin engellenmesinde esnaf ve sanatkârın rolünü tartışırken mesleki eğitimi de masaya yatırdı. Buluşmaya katılarak konuşma yapan başkanların isimleri şu şekildedir:

Gaye Yardımcı: ATO Eski Genel Müdürü

Ayşe Aydın: İstanbul Güzellik Uzmanları ve Güzellik Salonu İşletmeleri Esnaf Odası Başkanı

Pınar Gören: Akhisar Lokantacılar, Köfteciler, Tatlıcılar Esnaf Odası Başkanı

Emine İleri: Bayrampaşa Bakkallar, Mezeciler ve Tekel Bayileri Esnaf Odası Başkanı

Meltem Dur: Fatsa Giyim Eşyaları Esnaf Odası Başkanı

Hesna Korgan: Kuaför ve Güzellik Uzmanları Birlik Beraberlik Dayanışma ve Kalkınma Derneği Başkanı

Ferihan Karasu: İstanbul Tekel ve Gazete Bayileri Odası Başkanı

Nazmiye Dursunlar: Safranbolu Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı

Nurhan Güdücübaş: Eskişehir Terziler Odası Başkanı

Terlan Kaya: İstanbul Sahne, Perde, Film, Eğlence Yerleri Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı

Gülay Şele: İstanbul Reklamcılar Esnaf Odası Başkanı

Mehlika Gider: Kadın İşverenleri ve Sanayicileri Derneği (KASİDER) Başkanı

Sema Ersoy: Eskişehir Saatçiler Esnaf Odası Başkanı

Eda Yıldız Karadağ: Bayrampaşa Erkek ve Kadın Berberler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı

 

Sıkça Sorulan Sorular

1. Ahiyiz Aileyiz Buluşması Nedir ?

• Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği - Ahi Enstitüsü, Türkiye’de ilk kez esnaf ve sanatkâr odalarının 14 kadın başkanını “Ahiyiz Aileyiz Buluşması”nda bir araya getirdi toplantıda buluşturrdu. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen proje kapsamında gerçekleştirilecek olan "Ahiyiz, Aileyiz Buluşması "Anadolu’nun Ahisiyiz, Türkiye’nin Ailesiyiz" projesi kapsamında yapıldı. Bulaşmaya katılan kadın başkanlar; ailenin ve çocukların korunması, kadına yönelik şiddetin engellenmesinde esnaf ve sanatkârın rolünü tartışırken mesleki eğitimi de masaya yatırdı.

Bakmadan Geçme

Esnaf Haber TV - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0538 483 25 53
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!