• Haberler
  • Ticaret
  • Öz Finans İş Genel Başkanı Ahmet Eroğlu'ndan kapitalizm ve üç harfli market çıkışı

Öz Finans İş Genel Başkanı Ahmet Eroğlu'ndan kapitalizm ve üç harfli market çıkışı

Öz Finans İş Sendikası Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen ve esnaf kültürünün toplumsal doku üzerindeki hayati rolünün masaya yatırıldığı zirveye Öz Finans İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Eroğlu ev sahipliği yaptı. Konuşmasına Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in kısıtlı vaktine hürmet ederek kısa tutmak istediğini belirterek başlayan Eroğlu, buna rağmen satır aralarında sosyolojik derinliği olan, kapitalizmin yıkıcı etkilerine ve zincir marketlerin ruhsuzluğuna savaş açan çok geniş kapsamlı açıklamalarda bulundu. Esnafı 'şehrin dervişleri' olarak tanımlayan Eroğlu'nun konuşması salonda büyük yankı uyandırdı.

Haberin Özeti

  • Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği, İçişleri Bakanlığı destekli "Ahiyiz Aileyiz Buluşması"nda 14 kadın esnaf odası başkanını Ankara'da ağırladı.
  • Öz Finans İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Eroğlu, ev sahipliği yaptığı zirvede esnaf kültürünün toplumsal dokudaki hayati rolünü vurguladı.
  • Eroğlu, konuşmasında kapitalizmin yıkıcı etkilerine ve "üç harfli" zincir marketlerin ruhsuzluğuna savaş açan geniş kapsamlı açıklamalar yaptı.
  • Esnafı "şehrin dervişleri" olarak tanımlayan Eroğlu, İbn Haldun'un teorileriyle şehir hayatındaki ıslah edici işlevlerini detaylıca anlattı.
  • Ahmet Eroğlu, esnaf ve sanatkârları medeniyetin, bilimin ve ahlakın gerçek göstergesi olarak belirterek toplumun saflığını koruduğunu vurguladı.

Öz Finans İş  Genel Başkanı Ahmet Eroğlu'ndan kapitalizm ve 'üç harfli' market çıkışıDünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği - Ahi Enstitüsü’nün, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü destekleriyle yürüttüğü “Anadolu’nun Ahisiyiz, Türkiye’nin Ailesiyiz” projesi kapsamında düzenlenen “Ahiyiz Aileyiz Buluşması”, Türkiye’nin dört bir yanından gelen 14 kadın esnaf odası başkanını başkentte bir araya getirdi.

Öz Finans İş Sendikası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve esnaf kültürünün toplumsal doku üzerindeki hayati rolünün masaya yatırıldığı zirveye Öz Finans İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Eroğlu ev sahipliği yaptı. Konuşmasına Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in kısıtlı vaktine hürmet ederek kısa tutmak istediğini belirterek başlayan Eroğlu, buna rağmen satır aralarında sosyolojik derinliği olan, kapitalizmin yıkıcı etkilerine ve zincir marketlerin ruhsuzluğuna savaş açan çok geniş kapsamlı açıklamalarda bulundu. Esnafı “şehrin dervişleri” olarak tanımlayan Eroğlu'nun konuşması salonda büyük yankı uyandırdı.

İşte Genel Başkan Ahmet Eroğlu’nun büyük beğeni toplayan ve tarihe not düşen o geniş konuşma metni:

Öz Finans İş  Genel Başkanı Ahmet Eroğlu'ndan kapitalizm ve 'üç harfli' market çıkışı

"Medeniyetin, bilimin ve ahlakın gerçek göstergesi sizlersiniz"

Konuşmasının ilk bölümünde ünlü İslam düşünürü İbn Haldun'un teorilerine değinen Eroğlu, esnaf ve sanatkârların şehir hayatındaki ıslah edici rolünü şu sözlerle aktardı: "Ev sahibi olmak bu toplantıda benim için de büyük bir onur, büyük bir şeref. İnşallah memnun kalırsınız bizden. Sayın başkanımın programı var. Saat 11'i 5 geçe buradan ayrılması gerekiyor. Ben de Cemil Çiçek başkanımı hakikaten dinlemekten zevk alan birisiyim. İbretle dinliyorum, not alıyorum. Kendilerini dinlemek istiyorum. Onun için ben de kısaca meramımı arz edeyim. Size teşekkür edeyim, ayrılayım.

Efendim hepiniz bilirsiniz İbn Haldun'u. İbn Haldun'un toplumu iki gruba ayırır. Bir medeni toplumlar, hadari toplumlar ya da hadari ümran ve bedevilik. Şimdi hadari dediğiniz toplumlar aslında köy değiller, bedevi değiller. Burada ne var? Eğitim var, tedrisat var, sivil toplum var, ticaret var, medrese var, esnaf var, zanaatkar var. Bugün içinde bulunduğunuz yapılar aslında medeniyetin göstergesi yapılar. Köyde esnaf olmaz, köyde zanaatkar olmaz, köyde sanat olmaz, bilim olmaz, eğitim olmaz. Bu nerede olur? Medine'de olur yani Şehirde olur. Yalnız şehirde de bir kendine ait hassasiyeti var. O da şu. Köylü ya da bedevi saftır, temizdir, aile ilişkileri ile işlerini yürütür. Fakat şehre indiğinde şehir insanı bozar. Şehir nasıl bozar? Daha uyanık davranır. Daha karını düşünür. Daha çıkarcı olur. İşte esnaf ve sanatkarlar, işte bu ahilik dediğimiz teşkilatlar bu bozulmayı tersine çevirip toplumun o saflığını, temizliğini muhafaza etmek için kullanılır."

Öz Finans İş  Genel Başkanı Ahmet Eroğlu'ndan kapitalizm ve 'üç harfli' market çıkışı

"Sizler sadece ticaret erbabı değil, şehrin dervişlerisiniz"

 Eroğlu, konuşmasında esnafların sadece ekonomik birer aktör olmadığını, toplumun manevi ve ahlaki mimarları olduğunu tarihi ve yerel örneklerle genişleterek şöyle devam etti: "Şimdi hepinizin geçmişine dokunan tanıdığı insanlar vardır. Dün ben arkadaşlarımın bazılarına sordum. Dedim ki etrafınızda tanıdığınız kim var? Mesela benim tarihten tanıdığım Maverdi var. Gül ticareti yapar. Gülle ilişkilidir. Köyde gül yetiştirmenin bir anlamı yok. Şehirde gül yetiştirip de gülü satıyorsanız o zaman işte esnafsınız. Bir işin erbabısınız. Bir İmam-ı Azam Ebu Hanife var. Kendisi kumaş tüccarıdır. Ticaretle uğraşır. Yani Medine'de şehre ait bir işin erbabıdır. Ama her ikisi de aynı zamanda ilim adamıdır. Toplum hayatında da karşılığı olan insanlardır.

Ankara'da kim var diye sordum. Süleyman Aslantaş mesela kuyumcudur kendisi. Ama Ankara'da yetişen birçok büyüğümüzün, abimizin hayatına dokunmuştur. Onlara istikamet çizmiştir. Saatçi Musa dediğinizde Saatçi Musa belki de benim tanıdığım en az 100 kişinin hayatına dokunmuştur. Onlar, bu toplumun, bizim toplumumuzun geleceğini hazırlayan, dokunan, yön veren, yönlendiren, abilik yapan şehrin dervişleri, işte buradaki abiyiz, ablayız, ahiyiz kavramının öncüleri. O ahi olan, abla olan, abi olan onlardı. Yine elimdeki bir başka isim: Hüseyin Mühürderoğlu. Bunlar aslında hem dervişlik, hem ahilik, hem de esnaflık yapmışlardır. Bu bahsettiğimiz abiyiz, ablayız, benim anladığım aslında şehrin dervişleridir. Sizler şehrin dervişlerisiniz. Bu toplumun mimarlarısınız. Bu toplumun sosyal dokusunu o bozulmayı önleyen insanlarısınız. İnşallah hepiniz ve üyeleriniz buna katkı sağlıyordur ve Türk toplumunun kendi aile yapısına, kendi toplumsal dokusuna uygun hizmet edersininiz"

"Üç harfli marketlerde hiçbir değeriniz yok; Vahit bakkal ise oğlumun terbiyesiyle ilgileniyor"

Toplumda gün geçtikçe tırmanan yabancılaşma sorununa ve mahalle kültürünün yok edilişine parmak basan Eroğlu, kendi ailesinden ve mahallesinden verdiği isimlerle çarpıcı bir gerçekliğe ışık tuttu:

"Toplumda gittikçe artık bir ayrışma yaşıyoruz. Birbirimizden uzaklaşıyoruz. Apartmanda artık komşularımızı bile tanımıyoruz. Benim bugün halen şu anda mahallemde ki; hemen Ankara'yı bilirseniz Gökkuşağı mahallesidir. Konya yolu. Çocuklarıma diyorum ki çocuklar muhakkak alışverişinizi Vahit Bakkal'dan yapın. Bakkala gittiğiniz zaman paranız olmayabilir, vaktiniz olmayabilir. Bakkalda bir sıkıntı olabilir. O sırada 'Vahit amca babama söylersin, babamdan alırsın' diyebilir ve evinize gidebilirsiniz. Ancak, az yukarıdaki üç harfli marketlerin herhangi birinin ne sahibini tanıyorsunuz, ne çalışanını tanıyorsunuz, ne müdürünü tanıyorsunuz. Standart kapıdan giren müşterisiniz. Kağıt üstünde isminiz ve kamerada görüntünüz var sadece. Müşteri olmaktan öte hiçbir değeriniz yok. Paranız varsa, kartınız varsa alışveriş yapabilirsiniz. Benim mahallemde, benim oğlumun hayatında, benim ailemin hayatında bu bakkalın olması gerekiyor. Kuru temizlemecinin, Orhan'ın olması gerekiyor. Benim, Orhan da ailemin içinde. Kombi tamircim Gökhan'ın benim ailemden birisi gibi olması gerekiyor. Bunlar hep benim saydığım gerçek isimler. Benim mahallemdeler. Benim elektrikçi Vedat'ı tanımam gerekiyor. O benim mahallemin adamı. Ama biz kimi tanıyoruz? Mahallenin polisini tanıyoruz. Mahallenin bekçisini belki tanıyoruz. Artık tanımıyoruz da. Bizim ayrışmadan ziyade aslında birleşmeye ihtiyacımız var."

Öz Finans İş  Genel Başkanı Ahmet Eroğlu'ndan kapitalizm ve 'üç harfli' market çıkışı

"Kapitalizm hepimizi böldü, aileden dedeyi ve nineyi kopardık"

Geniş aile yapısının çöküşüne ve geçmişte uygulanan hatalı nüfus politikalarının bugün çıkardığı faturaya değinen Ahmet Eroğlu, sözlerini şöyle detaylandırdı:

"Bizim en önemli problemimiz toplumda kapitalizm hepimizi böldü. Büyük ailemizi böldü. Büyük ailemiz yok artık. Babaanne, dede, anneanne, dede, amca, dayı ailenin dışında, çekirdek aile. Kim olacak? Baba olacak, anne olacak. En fazla iki çocuk olacak. O iki çocuk olmanın da şimdi zararını görmeye başladık.

Siz 80'li yıllarda bu ülkede köy köy aile planlaması yapıyordunuz. Sayın Çiçek yapmadı bunu ama bu ülkede hala bu yapılıyor. Aile planlama merkezleri vardı. Bu merkezlere gidiyordunuz. Nasıl kısırlık tedavisi yapılır, nasıl çocuk doğurulmazı öğretiyordu size oradakiler. İlaç veriyordu, kondom dağıtıyordu. Şimdi geldiğimiz noktada yıllık nüfus artış hızımız 1.2'ye düştü. 2'nin üstünde olması gereken bir rakam yüzde 1.2'ye düşünce o zaman dediniz ki 10 yıl sonra 20 yıl sonra Türkiye yaşlılar ülkesi olacak. E bu böyle olacak. Tabii ki biz aileyi parçaladık. Aileden dedeyi, nineyi, teyzeyi, halayı kenara koyduk. Başka neyi koyduk? Mahalleyi ve sokağı da ailenin içinden çıkarttınız. Esnafın esas buradaki fonksiyonu bu."

Öz Finans İş  Genel Başkanı Ahmet Eroğlu'ndan kapitalizm ve 'üç harfli' market çıkışı"9 bin küsur kanun var ama uygulamıyoruz; bizim ahlakta birleşmemiz lazım"

on olarak şiddet vakalarına ve kanunların uygulanış biçimlerine değinen Öz Finans İş Sendikası Genel Başkanı Eroğlu, her şeyin mevzuattan ibaret olmadığını şu sözlerle vurguladı: "Kadına şiddete karşıyım da erkeğe şiddete taraftar mıyım peki? Efendim öğretmenlere saldırı olmasın. Sağlık çalışanlarına olmasın. Peki, bankacı dövülsün mü? Bankada dövüyorlar. Bankada saldırıyorlar. Daha dün haberlerde vardı. Bıçaklı saldırı vardı İstanbul'da banka şubesinde. Ne yapalım şimdi? Bir de bankacılara saldırı yapılmasın diye kanun mu çıkaralım bu ülkede? Her meslek grubuna, her memur grubuna... Zaten devlet memurları kanununda var. Devlet memuruna dokunamazsınız. Niye özel özel kanun çıkartıyoruz bu ülkede?

Mecbur kalıyorsunuz. Çünkü ötekisini uygulamıyorsunuz. Cemil Çiçek Bey diyor ki; 9.000 küsür tane bu ülkede kanun var. Medeni ülkeler 3.000 kanunla yönetiliyor. Bizim ülkemizde 9.000 küsür kanun varsa sıkıntı bizde. Biz demek ki sadece mevzuata yazıyoruz ama alıp uygulamıyoruz. Uygulamadığınız, rafa koyduğunuz kanunun ne aileyi koruması beklenir, ne çocuğunuzu, ne sizi, ne bizi, hiçbirimizi. Bizim birleşmemiz lazım. Bizim asgari müştereklerde birleşmemiz lazım. Ahlakta, kültürde, sizin esnaf olarak, sanatkarlar olarak bizim kültürümüze, o bozulmamıza ne kadar katkı sağlayarak tekrar düzeleceğimize, ne vereceğinize, ne katkı sunacağınıza bakmamız lazım

Öz Finans İş  Genel Başkanı Ahmet Eroğlu'ndan kapitalizm ve 'üç harfli' market çıkışı

Bakmadan Geçme

Esnaf Haber TV - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0538 483 25 53
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!