Yazmaktan bıktım. "Allah’tan bazı profesörlerimiz var" diye yazıya başlıyorum. Evet, ekonomiyi çok bildiği iddia edilen ve ekranlara "süper" diye çıkartılan ancak sapır sapır dökülen profesörlerimiz aklımızla dalga geçmekte. Ekonomimiz için bugüne kadar konuşulan ve bilinenler dışında farklı bir reçete sunamadıkları sürece bu maskaralığa devam edebilirler. Ya bu "ekonancı" hocalar, Carry Trade'in ülkeyi yıkıma götüreceğini niye net bir dille konuşamıyorlar?
İktidar partisinin bazı milletvekilleri ve teşkilat mensupları bile en çok Sayın Mehmet Şimşek'in ekonomik uygulamalarından yakınıyorlar. Öyle ki sıkı para politikası bizi resesyona doğru götürmekte ve işler rayından çıkacak gibi görünüyor. Sıkı para politikası yerine TUDEM ve II. Lig Borsa, sağlıklı bir ekonomi için olmazsa olmaz bir yoldur. Çevremizdeki dostlar, sivil hayatta çok ağır ifadeler kullanarak, "Bu zat Maliye Bakanı olduğu sürece, piyasayı iki kat rahatlatsalar bile zam ve vergi dışında çözümleri olmadığı için seçimi açık ara kaybederler," dendiğini bilmenizde fayda var.
Ekonomimize çare olacak TUDEM ve II. Lig Borsa projelerimi aktardığımda, bu projeleri engelleyen hainler ile bazı "her boku bilen" hoca takımının havanda su dövdüklerini ve beni ekrana çıkartmayarak emperyalist hain küresellerin uzantısı gibi hareket ettiklerini görenlerin olması sevindirici.
Emre ve Kerem Alkin hocaların babası merhum Prof. Dr. Erdoğan Alkin’e "Düşük kur, yüksek faizle sorunlar biter," dendiğinde bakın ne demiş? Benim dediğimi demiş: "Cari açığı cebinizden karşılayacak paranız varsa, o zaman düşük kur ve yüksek faiz yolu belki ülkemizi düze çıkarır." demiştir. Öz cümle; Erdoğan hoca, düşük kur ve yüksek faizin sadece geçici bir tedavi olduğunu söylemiştir.
Yıllardır şunu savunuyorum: Turizme Dayalı Ekonomi Modeli (TUDEM) cari açığı 2 yılda kapatıp, sürdürülebilir bir ekonomi ile 12 yılda 400 milyar €, 24 yılda ise 700 milyar € kaynağı sahaya ve her kesimin cebine sokar. Keynes’in "çarpan-çoğaltan" tezi ile TUDEM, devlete ciddi vergi ve parasal kaynak oluşturacağı için ülkemiz şahlanır. Piyasaya giren her para; fatura ve fiş kesildikçe en az kendi tutarının yarısı kadar vergi geliri oluşturur.
Turizme Dayalı Ekonomi Modeli (TUDEM)
Bilinen devre mülk (DM) sistemlerinde para alınır ve geri verilmez. Bizim modelimizde ise katılımcılardan alınan para, 6 yılın sonunda işleyen faiziyle geri verilir. Diğer devre mülklerden farkımız şudur: 300 € taksitle toplamda 7.800 € yatıran kişiye, bu parayı %3 faiz ile 6 yıl sonra 9.313 € olarak geri vereceğiz ki katılım artsın. AB'de faizler %2 civarına indi. Dünyada faizler düşmeye başladığına göre, düşük faiz veya kâr payı ile devre mülkçülere paralarını geri vereceğiz. Şu an Carry Trade yüzünden döviz ile borçlanma faizimiz %15 civarında; bu durum beş kat daha üzücü.
Projeyi beğenen yabancı ferdi yatırımcı, internet üzerinden sisteme taksitle üye olur. 6 yıl boyunca gelen para ülkemizde kullanılır. Dövizde uzun vadeli düşük faizli kredi bulma imkânımız az olduğu için %3 faiz veya kâr payı vermek, bizi Carry Trade soygunundan kurtaracak bir sistemdir. Swap işlemlerine ise ne ödediğimiz belli değil. Mehmet Şimşek’in -60 milyar dolar swap borcumuz olduğunu açıkladığını unutmayın.
Yabancı yatırımcıya; onlara yüksek, bize düşük faizli dış finans ihtiyacımız için devre mülklerde bedelsiz misafirlik sunarak kaynak yaratabiliriz. Yatırımcı parayı geri alırken 12-24 yıl boyunca bedava tatil yapmış olur. Sistemde bir konuttan ortalama 13 konut yapacak para toplanır. Bir haftalık DM için 52 aile para yatırdığında (52 x 7.800 €) yaklaşık 405.000 € toplanır. Bir konutun maliyeti 32.000 € civarındayken, geriye kalan 373.000 € sanayi, maden, tarım, yazılım, GAP ve KOP gibi alanlara yatırılacağı için "sıcak para" etkisi yaratmaz; üretim devrimini başlatır.
II. Lig Borsa
Dünyada sadece ABD ve Çin'de birden fazla borsa var ancak bunlar "II. Lig Borsa" statüsünde değil. Ülkemizde 30 bin civarı KOBİ var. Bunun ilk 3.000'ini elektronik ortamda II. Lig Borsa'ya alırsak 50-60 milyar dolar civarı kaynak oluşabilir. Yerel firmalar (Van Yem Sanayi, Zonguldak Seramik vb.) bu borsa üzerinden yüksek faizli kredi yükü olmadan finansmana erişir.
Başarılı olan KOBİ'ler, Gençlerbirliği’nin Süper Lig'e çıkması gibi BİST’e (1. Lig) yükselir. Bu sistem sayesinde 250 bin kişiye yerel fabrikalarda iş imkânı doğar ve büyükşehirlere göç azalır. Bu tezimi 14 yıldır dile getiriyorum. Bugün BİST’te 400 KOBİ'nin "yan tahtalarda" işlem gördüğünü bilmekte fayda var. Beni engelleyen kripto odaklara duyurulur!