Oğuz Güler

Uzayan İran Savaşının Kazananı Yok... Dünya Kaybedecek

Oğuz Güler

İran ile ABD arasında şekillenen mevcut çatışma, klasik “hızlı sonuç alınacak savaş” modelinden uzak. Tarafların masaya koyduğu şartlar, doğası gereği birbirinin kırmızı çizgilerine çarpmakta. Bu nedenle diplomatik çözüm ihtimali yok. Çatışmanın uzama ihtimali yüzde yüz. Nitekim son haftalarda hem sahadaki askeri hareketlilik hem de siyasi söylemler bunu açıkça teit etmektedir. ABD’nin mühimmat sorunu ve uçak gemisinin içeriden kendi askerlerince sabotajı, "salak" ABD’yi hâlâ uyandırmadı. "Salak" Trump, "savaşı ben kazandım" dese de savaşı kazanan olmayacak ve savaşı dünya ülkeleri kaybedecek.

İran açısından bakıldığında, rejimin temel önceliği hayatta kalmak ve caydırıcılığı korumaktır. Bu yüzden Tahran yönetimi, sınırlı geri adımlar yerine uzun süreli direniş stratejisinden yana. Uzayan savaş, İran için bir zayıflık değil; tersine ABD’yi yıpratma aracı olacak. Burada en kritik olgu, tarafların hedeflerinin çatışması. ABD daha kapsamlı bir dönüşüm veya geri adım isterken, İran mevcut sistemini korumaya odaklandı. Bu durum, müzakere zeminini yapısal olarak tıkamakta ve savaşı uzamaya götürecektir.

Sahadaki gelişmeler de bu tabloyu destekler niteliktedir. İran’ın uzun menzilli füze kapasitesini göstermesi ve çatışmayı bölgesel sınırların ötesine taşıma potansiyeli, savaşın kontrol edilebilirliğini azaltmıştır. Bununla birlikte, ABD içinde tartışılan bazı senaryolar stratejik açıdan oldukça risklidir. Özellikle İran’a ait adalara yönelik olası bir çıkarma operasyonu, kısa vadede “kararlı güç gösterisi” gibi görünse de uzun vadede ciddi bir hata olacak ve çok ciddi asker kaybı verecektir. Gerilla savaşını tek kazanan biziz. Kıbrıs çıkarması ve sarp tepeleri sadece Türk askeri almıştır. PKK ile olan mücadele kazanımla bitmiştir.

Vietnam, Kore, Irak ve Afganistan tecrübelerinde ABD zaten başarısızdı. İran çok daha hazırlıklı bir savunma doktrinine sahip. Küçük bir ada dahi olsa, bir hedefin işgali; asimetrik savaş, füze saldırıları ve deniz trafiğinin kesintiye uğraması gibi sonuçlar doğuracak. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki hassas denge göz önüne alındığında, böyle bir hamle küresel enerji arzını tam tehdit edecektir. Kore'de biz olmasak ABD perişandı. Postalın basmadığı savaş, kazanılmış savaş olamaz. ABD, "karaya çıktım" diye yetersiz bir adaya inerek, "İran toprağı aldım" diye kendini avutsun. ABD askeri çatışma istemediği için uçak gemisinde sabotaj yapmıştır. İsrail ise asker bulmakta zorlandığını dolaylı olarak itiraf etmiştir.

Çatışma yalnızca üç ülke arasında kalmamakta; bölgesel aktörler, enerji yolları ve küresel ticaret hatları üzerinden zincirleme etkiler üretmektedir. Ama hain ABD’ye hizmet etmemek için Müslüman komşu ülkeler savaşa girmek istememektedir. ABD gidecek ve komşuluk haritadan çıkmayacaktır. ABD’nin olası bir ada işgali, askeri başarıdan ziyade siyasi ve ekonomik sonuçlarıyla değerlendirildiğinde İran halkını daha da kenetleyecektir. ABD ve İsrail’in "Dini lideri ve beyin takımını yok edersem sıkıntılı halk rejimi değiştirir" tezi olmaz demiştim ve İran'ın kenetlenmesi giderek artmakta. 10 gün önce sabah 09.30’da yarım saat ve 10.45’te 20 dakika boyunca savaşın ekonomiye ve tarıma etkilerini konuştum ve savaşın kesin uzayacağını söyledim. "12 gün savaşı bittiğinde bu savaş tekrar başlar" demiştim; bu da oldu, değil mi?

Daha da önemlisi, bu tür bir operasyon geri dönüşü zor bir tırmanma yaratır. Bölgesel aktörler de savaşa dahil olabilir. ABD kamuoyunda savaş karşıtlığını artırabilir. Çünkü İran, doğrudan toprak bütünlüğüne yönelik bir müdahaleyi "varoluşsal tehdit" olarak algılayacaktır. Bu da çatışmayı sınırlı bir savaş olmaktan çıkarıp daha geniş bir cepheye de taşıyabilir; ama Müslüman ülkeler Yahudiye hizmet etmezler kanımca.

Stratejik açıdan bakıldığında, ABD'nin en büyük riski askeri kapasite eksikliği değil, yanlış yol seçimi ve aşırı özgüvenidir. Tarihte büyük güçlerin en kritik hataları, kazanabilecekleri savaşları kaybetmeleri değil, yanlış savaşları seçmeleri olmuştur. ABD, Afganistan'dan ders almamış, İsrail'in gazına gelmektedir.

Sonuç olarak; İran savaşında mevcut şartlarda hızlı bir barış ihtimali zor. Çatışmalar uzayacak; savaş maliyeti, enflasyonun artması ve her çeşit arz eksikliği yüzünden savaşı önleyemeyen tüm dünya ülkeleri savaşı kaybedecek ve "salak" ABD, "salaklığını" tescil ettirerek Trump seçimleri kaybedecektir.

Yazarın Diğer Yazıları