- Haberler
- Sanayi-Kobi
- Birleşik Metal-İş, 43 fabrikada grev kararı aldı
Birleşik Metal-İş, 43 fabrikada grev kararı aldı
MESS ile yürütülen Toplu İş Sözleşmesi süreci tıkandı. Birleşik Metal-İş, 43 fabrikada grev kararı aldı. Grev hakkının defalarca gasp edildiğini belirten Sendika Başkanı Atar, yasaklara rağmen fiili grevden geri adım atılmayacağını vurguladı.
Metal işkolunda yürütülen grup toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinde grev aşamasına gelindi. Birleşik Metal-İş Sendikası, MESS ile yaptığı son görüşmede masaya konulan yüzde 18’lik sefalet zammını kabul etmeyerek arabulucu raporunun hemen ardından 31 işletmeye bağlı toplam 43 fabrikada greve çıkılacağını duyurdu.
Birgün'den Ebru Çelik'in haberine göre, İstanbul Kadıköy’de bulunan Birleşik Metal-İş Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Genel Başkan Özkan Atar, MESS’in tekliflerinin “sefalet dayatması” olduğunu söyledi. Atar, daha önce grev kararlarının iktidar tarafından engellendiğini ve engeli aştıklarını belirterek “Yasaklarla bizleri korkutamadılar ve korkutamayacaklar. Grevimiz hayırlı ve uğurlu olsun” dedi.
Atar, aylardır süren görüşmeler boyunca işçilerin temel taleplerinin görmezden gelindiğini belirterek, “Ücret artışı başta olmak üzere hiçbir temel talebimize karşılık verilmedi. Aksine, kazanılmış haklarımızı geriye götüren teklifler masaya getirildi” ifadelerini kullundı.
MESS’in üç yıllık sözleşme ısrarına da dikkat çeken Atar, “Üç yıllık sözleşme demek, metal işçisi için üç yıl daha yoksullaşmak demektir. Bunu ne kabul ederiz ne de tartışırız” dedi.
HAKLARA GÖZ DİKİLDİ
İşveren tarafının ikramiyelerin fiili çalışmaya bağlanması, rapor alan işçilerin ücretlerinin kesilmesi, denkleştirme ve telafi çalışması dayatmaları ile tamamlayıcı sağlık sigortasının sona erdirilmesini istediğini hatırlatan Atar, “İşçilerin kazanılmış hakları pazarlık konusu olamaz” dedi.
"İnsanca yaşanacak bir ücret, tüm metal işçilerinin en temel hakkıdır" diyen Atar, konuşmasını şöyle devam etti: "Arka arkaya gelen zamlar, alım güçlerini büyük ölçüde düşürdü ve ücretlerimizi eritti. Yoksulluk sınırının altındaki ücretlerle, adeta açlık sınırında yaşamaya başladık. İşçilerin bu ücretlerle yaşaması, asgari ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değildir. Ne resmi enflasyonu ne de onun biraz üzerindeki bir teklifi kabul etmemiz mümkün. MESS, gerçeklikle bağı olmayan bu rakamlarla gelmekten vazgeçmelidir."
Patronlar kâr rekorları kırarken işçiye "kriz var" denilmesine tepki gösteren Atar, gelir dağılımındaki uçurumu şu sözlerle yüzlerine vurdu: "Biz yoksullaşırken, patronlar kârlarına kâr katmaya devam ediyor. En zor koşullarda, en ağır işlerde gece gündüz çalışıyoruz. Onların elde ettiği kârı yaratan biziz. Şimdi, yarattığımızdan hak ettiğimiz kısmını istiyoruz ve mutlaka alacağız. Şimdi sıra işverendedir. İşverenlerin ellerini ceplerine atma zamanıdır."
İşçinin belini büken bir diğer unsurun da adaletsiz vergi sistemi olduğunu hatırlatan Atar, devletin vergi politikalarını da şu sözlerle eleştirdi: "İşverenler, sabit kur politikası sonucunda ücretlerimizin döviz bazında arttığını iddia ederken, tükettiğimiz malların fiyatlarının sabit kaldığını varsayıyorlar. İşçinin hak ettiği gelir, çalışma süresi uzadıkça azalmaktadır. Gelir vergisi dilimlerinin adaletsiz biçimde düşük tutulması işçileri daha da yoksullaştırmaktadır. İlk vergi dilimi olan %15’lik dilim, geçen yıla göre yalnızca %20,3 artırılmıştır. Oysa resmi yıllık enflasyon %30,89’dur. Bu durumun sürmesi kabul edilemez."
‘YASAĞI TANIMAYACAĞIZ’
Diğer dönemler ve sosyal haklar için sadece enflasyon oranında artış öneren (yıllık %32,95) bu teklifin işçiyi sefalete sürüklediğini belirten Atar, grev yasağı tehdidine karşı resti çekti: "Bu teklifin, metal işçilerini sefalet ücretiyle çalışmaya mahkûm ettiğini ve kabul edilebilir bir yanı olmadığını; MESS’in önerisinin işçilerin beklentilerinden çok uzak olduğunu belirttik. Taleplerimiz karşılanmadığı takdirde grev hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğimizin bilinmesi gerekiyor. Şimdiden uyarıyoruz: Kimse olası bir grev yasağından medet ummasın. Grevimiz yasaklanırsa, anayasal hakkımızı kullanacak ve yasağı tanımayacağız. Bu kararlılığımızı dün gösterdik, yarın da göstermekten geri durmayacağız. Binlerce işçinin grev iradesi, iktidar tarafından ‘erteleme’ adı altında çiğnendi ve grev silahı elimizden alındı. Ancak çeşitli işyerlerinde, Anayasadan doğan ve hukuksuzca yasaklanan grev hakkımıza sahip çıkarak fiili grevler gerçekleştirdik."
GREV HAKKI ENGELLENEMEZ
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Atar, metal işçilerinin grev hakkının geçmişte defalarca “erteleme” adı altında yasaklandığını hatırlattı. Buna rağmen fiili grevlerle kazanımlar elde edildiğini vurgulayan Atar, şu örnekleri sıraladı: 2022’de Bekaert’te grev yasaklandı, işçiler 18 gün fiili grev yaptı. 2023’te Green Transfo Energy’de fiili grevin ardından sözleşme imzalandı. Hitachi Energy, Schneider Elektrik, GE Grid Solutions ve Arıtaş Kriyojenik’te yasaklara rağmen grevler fiilen sürdürüldü.
“Kimse grev yasağından medet ummasın” diyen Atar, “Grevimiz yasaklanırsa anayasal hakkımızı fiilen kullanacağız” mesajı verdi.
‘BU MÜCADELE HEPİMİZİN’
Birleşik Metal-İş, ilk etapta 9 işyerinde 30 Ocak Cuma günü greve çıkılacağını duyurdu.
Diğer fabrikaların grev tarihlerinin ise sürece göre kademeli olarak açıklanacağı bildirildi. Atar, mücadelenin yalnızca Birleşik Metal-İş üyeleriyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Bu süreç çocuklarımızın geleceğine sahip çıkma mücadelesidir. Metal işçisi kazanacak. Çünkü haklıyız, örgütlüyüz ve güçlüyüz” ifadelerine yer verdi.
TÜRK METAL DE ‘GREV’ DEDİ
Türk Metal Sendikası ile MESS arasında yapılan oturumdan da anlaşma çıkmadı. Sendika, 138 bin işçiyi kapsayan grup TİS sürecinde anlaşma sağlanamaması üzerine Başkanlar Kurulunun 19 Ocak’ta toplanarak grev kararını resmileştirdiğini açıkladı.
Sendikadan yapılan açıklamada, Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde o güne kadar yapılan 5 oturumda, 47 ana madde, 5 ek madde ve 2 geçici madde olmak üzere toplam 54 madde ile sözleşmenin eki niteliğindeki 2 yönetmelik sendikamızın teklif ettiği şekliyle kabul edildiği belirtildi. Görüşmelerde 33 ana madde, 2 ek madde, 3 geçici madde olmak üzere toplam 38 madde ile 1 yönetmelikte ise anlaşma sağlanamadığı hatırlatıldı.
MESS, sözleşmenin ilk 6 ayı için görüşmelere yüzde 10’luk bir teklifle başlamış, 8 Ocak 2026’da bu oranı yüzde 15’e, 13 Ocak 2026’daki son oturumda ise yüzde 18’e (yüzde 10,5 + seyyanen 17,30 TL) yükseltmişti.
Türk Metal yönetimi, ilk 6 ay için yüzde 38,97 oranında zam talep etmişti.