Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete anayasa değişikliği tepkisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasa değişikliğiyle ilgili randevu talebini geri çeviren muhalefeti eleştirdi, 'Ziyareti kabul etmediler, bunlar bu kadar dürüst' dedi.

PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şule Yüksel Şenler Vakfı Hizmet Binası Açılış Programı'na katıldı.

Erdoğan'ın burada yaptığı konuşmadan öne çıkanlar şöyle:

"Şule Yüksel Şenler dönemin cumhurbaşkanı tarafından açıkça tehdit edildi. Ama inandığı yoldan dönmedi. Tüm baskılara tehditlere rağmen Şule Yüksel Hanım hem direnişin hem dirilişin sembollerinden biri haline geldi. Faşizmin kol gezdiği karanlık yıllarda Şule Yüksel Şenler İnsanlarımıza özgüven alışamış, nice genç kızımızın ilim ve hikmetle buluşmasına öncülük etmiştir. Türkiye ve kadınlarımızın elde attığı başarılarda Şule ablamızın çok büyük payı vardır.

Şule Hanım'ı itibarsızlaştırmaya çalışanların en büyük hazımsızlığı onun yıllardır öz yurdunda parya olarak görülen Anadolu insanına verdiği işte bu öz güven ve cesaret duygusudur. Şule Yüksel Şenler modernle geleneği kucaklaştıran fikirleriyle özellikle kadınlarımıza, kamusal alanda var olabilmenin yolunu açmıştır. Türkiye'nin ve kadınlarımızın bugün elde ettiği başarılarda Şule ablamızın emeği, gayreti ve dirayetli duruşunun çok büyük payı vardır.

Türkiye Yüzyılı vizyonumuz sadece milletimizle geleceğe dair yaptığımız bir mukaveleyi değil, aynı zamanda ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma irademizi de gösteriyor. Bu kutlu ideali gerçeğe dönüştürecek atılımların kahir ekseriyetini hamdolsun son 20 yılda büyük ölçüde zaten hayata geçirdik. Milletin iradesine vurulan vesayet zincirlerini tek tek parçaladık. Demokrasimize gölge düşüren antidemokratik uygulamalara son verdik.

"KAT SAYI ZULMÜNÜ ORTADAN KALDIRDIK"

Üniversite kapılarında gözyaşı döken genç kızlarımızın acılarını Allah'a hamdolsun dindirdik. Kamu kurumlarında başörtülü kadınlarımızın hiçbir baskıya uğramadan çalışabilmesinin önünü açtık. Allah'a hamdolsun artık başörtülü valimiz de var. Artık silahlı kuvvetlerde başörtülü subaylarımız var ve bütün bunlarla beraber yargıda hamdolsun artık hakimlerimiz, savcılarımız var. Hani 'olmaz' diyorlardı. 'Er veya geç olacak' dedik ve oldu. İmam Hatip okullarına ve meslek liselerimize yönelik katsayı zulmü gibi adaletsizlikleri ortadan kaldırdık.

Kur'an kursları ve ilim irfan yuvalarını hedef alan darbe dönemi ürünü düzenlemeleri tarihe gömdük. 27 Mayıs'tan 12 Eylül ve 28 Şubat'a kadar darbelerin mağdur ettiği toplum kesimlerinin haklarını iade ettik. Hiçbir insanımızın inancından, sakalından, saçından veya hayat tarzından dolayı ötekileştirilmediği bir huzur iklimini ülkemiz genelinde tesis ettik. Bugün kadınlarımız kılık kıyafetleri sebebiyle haksızlığa uğramadan, hayatın her alanında sorumluluk üstlenebiliyor. Genç kızlarımız, başörtüleriyle devlette, akademide, iş hayatının en üst kademelerinde görev yapabiliyor.

"ADETA ZAFER BAŞTACI OLACAK"

Şiddete ve teröre bulaşmadığı sürece hiç kimse inancı ile kariyeri, siyasi görüşüyle meslek hayatı arasında bir tercihe zorlanmıyor. Hukuk ve meşruiyet çerçevesinde herkes istediğini söylüyor, yazıyor, ne kadar aykırı olursa olsun fikirlerini özgürce ifade edebiliyor. Şimdi atacağımız yeni bir adımla kadınlarımızın hak ve hürriyet alanlarını daha da genişletmeyi arzu ediyoruz. Kısa süre önce Meclisimizin takdirine sunduğumuz anayasa değişikliği teklifi yasalaşması halinde bu reform sürecinin adeta zafer tacı olacaktır. Bu düzenleme kabul edilirse artık hiç kimse aklına estiğinde sosyal medya üzerinden bir gece yarısı eski yaraları deşmeye cesaret edemeyecektir. Allah'ın izniyle bir daha bu millete üniversite kapılarının önlerine kurulmuş ikna odası utancını kimse yaşatamayacak.

KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ

Kadınların zaten en temel hakkı olan kılık kıyafet özgürlüğü, anayasal güvenceye kavuşturularak eski Türkiye heveslilerinin kursaklarına bir düğüm daha atılacak. Kalktın söyledin. Sorun yoktu. Hadi madem bunu söyledin, gel bunu anayasal bir zemine oturtalım beraber. Artık bu ülkede böyle bir sorun kalmasın dedik. Arkadaşlarım ziyarete gitmek istediler. Beyefendiler ve hanımefendi ziyareti kabul etmedi. İşte bunlar bu kadar dürüst. Bunlarda dürüstlük diye bir şey aramayın.

"İNSAN FITRATINA AYKIRI SAPKINLIK VİRÜSÜ"

Teklifimizle, kadınlarımızın haklarını güçlendirme yanında aile kurumunu, küresel odakların desteğiyle palazlanan ve giderek pervasızlaşan sapkın akımların saldırılarından da korumayı amaçlıyoruz. Özgürlük kılıfı altında toplumun taşıyıcı sütunu olan aile müessesesinin yok edilmesine asla rıza göstermeyeceğiz. İnsan fıtratına aykırı, sapkınlık virüsünün millet varlığımızı daha fazla zehirlemesinin önüne set çekmek istiyoruz. Kadınlarımız, aile yapımız ve geleceğimiz adına hayati önemdeki anayasa değişikliği teklifine akıl, nizam ve sorumluluk sahibi hiç kimsenin hiçbir milletvekilimizin hayır demeyeceğine inanıyorum.

"NE MİLLETİMİZ NE KADINLARIMIZ AFFEDECEK"

Son günlerde yaşanan kimi tartışmalar, daha düne kadar sosyal medyadan ahkam kesenlerin yan çizmeye başladığını gösteriyor. Altını çizerek ifade etmek isterim ki böyle bir meselede ipe un serilmesini ne milletimiz ne kadınlarımız affedecektir. Başörtüsü ve aile konusunda kaçak güreşmenin hiçbir bahanesi olamaz. Beklentimiz gerçekleşmez ve 400'ün altında bir meclis aritmetiği oluşursa, bu durumda egemenlik kayıtsız şartsız milletindir demiyor muyuz? Öyleyse millete gideceğiz ve son sözü millet söyleyecek. Kilidi milletimizin iradesi açacak. Gazi meclisimizin ve milletimiz adına görev yapan milletvekillerimizin kadınlarımıza mahcup olacak bir tabloya izin vermeyeceğini ümit ediyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz tüm kadınlarımızın hak ve hukukunu korumakta kararlıyız.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN