Kantinci Esnafı Hasar Tespit Raporunu Açıkladı

Ankara Kantinciler Odası Başkanı Bayram Şahin, esnaf ve sanatkarların çırak bulmakta zorluk çekerken Milli Eğitim Bakanlığı'nın  sığınmacıları çıraklık eğitimine dahil etmeye etmeye çalışmasına tepki gösterdi. Şahin 'kendi esnafımızın çocuklarına iş veremezken, Suriyeliler eğitim verdirelim. Kim veriyor parasını, Fransa veriyor, niye veriyor, bana gelmesinler diyor. Biz kendi çırağımızı yetiştirmeyi unuttuk, Suriyelileri çırak sistemine dahil edip, bunları kendi yaşamımıza entegre etmeye çalışıyoruz. Bundan acilen dönülmesi gerekiyor' dedi.

Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği ve Ahi Enstitüsü’nün “Anadolu’nun Ahisiyiz, Üreten Türkiye’nin Hizmetindeyiz” projesi kapsamında İçişleri Bakanılığı  Sivil Toplumla ilişkiler Genel Müdürlüğü ile birlikte düzenlediği “Parakende ve Hizmet  Esnaf ve Sanatkarları  Hasar Tespit Raporu” başlıklı çevrimiçi toplantıya katılan  Ankara Kantinciler Odası Başkanı, Bayram Şahin “hani bir söz var, silah çıktı mertlik bozuldu, şimdi bu 3 harflilerde çıktı perakende sektörü bozuldu. Neredeyse çökme noktasına geldi. Okul kantinleri deyince sanki böyle perakende sektörünün çok dışında, kendine özgü kapalı bir alan gibi gözüküyor ama inanın belki o zincir marketlerin en çok vurduğu sektörlerin başında da okul kantinleri geliyor. Çünkü bizim müşterilerimiz, ülkemizin geleceği çocuklarımız cüzi ve küçük harçlıklarla okullara geliyorlar. Tabi onların bütçeleri ve onların ürünleri ucuza alma arayışları, onların okulların karşısına yönlendiriyor” diye konuştu. 

ŞİRAN’DA 7 TANEN ÜÇ MARKET  AÇILDI
Ben Gümüşhane Şiranlıyım. AVM yok ama Şiran’ın nüfusu, ben gidip geliyorum sürekli, 7000-8000 arası. 7 tane 3 harfli market olmuş. Şimdi oradaki en büyük sıkıntılardan biri, kendi lise arkadaşlarım da orada ticaret yapıyor, bakkalı var, kasabı var vesaire. Eskiden oradaki bizim arkadaşlarımız, Şiran’a özgü bir bakkal satış yaparken, insanlar bakkaldan alışveriş yapıp yazdırıyordu, diyordu ki sığırım var, kurbanlıkları satıp, fasulyemi satıp borcumu öyle ödeyeceğim, bu şekilde para Şiran’da kalıyordu. Şimdi bakıyorsunuz 7000-8000 nüfuslu bir yerde, 7 tane zincir market olduğu zaman artık Ahmet Başkanımın da söylediği gibi her şey elektronik ortama dönmüş, her şey kartla dönüyor. Şiran’ın gayrisafi milli hasılası İstanbul’a gidiyor. Yani oradaki para bile orada kalmıyor. Bu da tabii ki oradaki istihdamı kısıtlıyor, orada yaşayan insanları göçe zorluyor, mağduriyetlerin sonu yok. 

BİZİM BU SEKTÖRÜMÜZ GİTGİDE ÇÖKME NOKTASINA GELDİ.
Bizimde tabi sektörümüzde yılda 180 gün okullar açık ama çalışma günü, iş günü olarak 160-170 günü geçmiyor. Bu perakende yasasından en ağır darbeyi yiyen sektörlerden biriyiz çünkü bizimle ilgili gelen yasal düzenlemelerde bizi bu sıkıntıya yöneltiyor. Örnek veriyorum, küçük bir kantin işletmesini düşünün, içerisinde 5 bin lira, en maksimum 10 bin liralık ürünle dönen ve en son Sağlık Bakanlığının ve Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı düzenlemelerden dolayı kola, cips, çikolata gibi ürünlerin yasaklandığı bir sektör ve sağlıklı ürünlere yöneltiyor. Tabi doğal bu, olması gereken ama ülke olarak buna hazır mıyız dersek, örneğin kantinde %100 meyve suyu satacaksınız deniliyor yani aromalılar, nektar ve gazlı içecek satamazsın. %100 meyve suyunun bir maliyeti var, bugün gelişi 1,5-2 lira, bir adedini alabiliyor kantinci. Ama o zincir market 300-500 liralık aldığımız bir ürünü, kamyonlarla tırlarla alıyor tabi onun karşısına aromalı ve nektar ürünleri de koyuyor. Bizim bu sektörümüz gitgide çökme noktasına geldi.


SIGINMACILARIN ÇIRAKLIK SİTMENİE DAHİL ERDİLMESİNDEN VAZGEÇİLMELİ
Suriye gerçeği var yaşamımızda, bu 1-2 yıla çözülecek gibi de görünmüyor. Kaldı ki, diğer başkanım da söylemişti, eğitim yapılmalı diye, artık hangi esnafa sorsanız diyor ki, çırak yetişmiyor. Büyük sorunlardan biri bu, geçenlerde Milli Eğitim Bakanlığı’nın, bir AB Projesi toplantısını da katıldım Ankara’da, ismi İMEP, İstihdam için meslek eğitim programı. Şimdi bunun temel konusu, bizim Meslek ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafı bunun, Fransa bunun için 30 milyon Euro para veriyor, diyor ki, Suriyelilerin oturma izni diyelim ki Ankara’da, Ankara’da eğer bir Suriyeli, çırak öğrenci statüsünde biri varsa ki onlarda 16 yaştan sonra çıraklık kanunda yaş sınırı yok. Bu kişi Çırak Eğitim Merkezi’ne gitsin, eğitilsin, bunlara ekstra para verelim, sigortasını karşılayalım diyor. Kim bu kişiler, Suriyeliler. Kardeşim biz kendi çocuklarımıza, kendi esnafımızın çocuklarına iş veremezken, Suriyeliler eğitim verdirelim. Kim veriyor parasını, Fransa veriyor, niye veriyor, bana gelmesinler diyor. Biz kendi çırağımızı yetiştirmeyi unuttuk, Suriyelileri çırak sistemine dahil edip, bunları kendi yaşamımıza entegre etmeye çalışıyoruz. Bundan acilen dönülmesi gerekiyor. 

PERAKENDE SATIŞ SEKTÖRÜNDEKİ İNSANLAR ÇALIŞACAK PERSONEL BULAMIYOR
Çırak eğitimi bizim en büyük sorunlarımızdan biri çünkü şuan bir esnafımız, büfeci olsun, kantinci olsun, kahveci olsun, perakende satış sektöründeki insanlar çalışacak personel bulamıyor, bulsalar bile bugün bir realite var. 4250 lira asgari ücreti veren Türkiye’de esnaf ve sanatkar var mı? Kendimizi kandırıyoruz. Bakın böyle bir devlet anlayışı olabilir mi? Bir anket yapılsa, bugün kimse 4250 liraya 1 değil 2 değil 3 değil nasıl personel çalıştıracaksın? Asgari ücreti devlet belirliyor ama bunun teşviklerini daha çok arttırması gerekiyor. En düşük sigorta, Bağ-Kur primiyle birlikte, SGK’da en düşük asgari ücret primi 1750 liraya tekabül ediyor. Siz onun vergisini kaldırsanız ne fayda? Esnaf sanatkar bunu ne yapıyor, birçoğu da zaten kayıt dışı, devletin bu politikaları buna yöneltiyor maalesef. 

BAĞ-KURLU KENDİ ÇALIŞTIRDIĞINDAN DAHA DÜŞÜK MAAŞ ALIYOR
Genel sekreteriniz emekliye ayrıldığı zaman, siz mi daha çok maaş alacaksınız, genel sekreteriniz mi? Şimdi bırakın devlet memurunu, biz Bağ-Kurlular olarak yerlerde sürünüyoruz. Muhtar kadar değerimiz yok, biz oda başkanıyız, devlet muhtara 4250 lira maaş veriyor, Bağ-Kur primini ödüyor. Siz oda başkanısınız, hiçbir maaş garantiniz yok, Bağ-Kur priminize de karışmıyor ve en kötü esnaf ve sanatkar 30 yıl, 40 yıl çalışıyor, belki 20-30 tane personeli emekliye ayrılıyor, kıdem ve ihbar tazminatını ödüyor ama ne yazık ki emekliye ayrıldığı zaman onlar kadar maaş alamıyor, yani aciz durumda. Biz oda başkanlarıyız bir de kendi esnafımız yani Bağ-Kurlu olan yönettiğimiz insanlarda bu durumda. Önce bir kere bu adilane olmayan düzenin yıkılması lazım, şimdi bir Bağ-Kurlu kendi çalıştırdığından daha düşük maaş alırsa o zaman bu işi neden yapsın? Esnaf ve sanatkar küçük, sözü geçmiyor, sesi duyulmuyor. Bakın 3600 ek göstergeye basında harcanan zamanın %1’inde bile dahi sözümüz geçmiyor, en sıkıntılı konulardan biri bu.

BİR ÜLKE OLARAK PERAKENDE YASASINI DÜZENLEYEMEYECEK KADAR ACİZ İNSANLAR MIYIZ ?
Zincir marketlerle ilgili durum, maalesef bu iş Şiran’ı aştı. 10 binlerce, her sokakta, aynı sokakta 2-3 tane farklı türde market ve bu zaten istihdamı bir tarafa bırakın, bizim esnaf ve sanatkara balta vuran, yok eden bir şey. Zincir marketlerin Avrupa’da da örnekleri var, illaki giden gören olmuştur. Biz, oda başkanları hep konuşuyoruz, Tokat’ta da, Muş’ta da dile getirilir. Ben Hollanda’ya gittiğimde gördüm hatta bizzat Rotterdam Belediye Başkanı’nı ziyaret ettim ve bu konuyu konuştum, sizde nasıl oluyor diye. Mesela, Tokat Almus’un nüfusu 50 bin ise diyor ki, buraya kaç tane kasap yeterli olur, mesela diyor ki 10 bin nüfusa 1 tane kasap yeter, 20 bin olmadan 2. bir kasap açma ruhsatı vermiyor. Bırakın esnaf sanatkarı, bizde zincir markete bir sokakta 10 tane şube açsa, 10 tane ruhsat verdiler ve şuan esnaf ve sanatkarın ekmeğine dinamit atılmış durumda. Tabi bir günde kanun değişikliğiyle kapatsan bile tazminat hakları doğar ama belirli bir kanuni zaman süresine dayandırarak bunların kapanışının verilmesi ve Avrupa’da olduğu gibi bırakın bizim esnaf ve sanatkarı, büfesine, bakkalına, belirli bir sayıya yetinceye kadar açma izni verilmemesi lazım çünkü açan da iflas ediyor. Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanlarımızdan para alıyorlar, işyeri açıyorlar, sonra ödeyemeyip iflasa sürükleniyorlar. Buna da engel olunması gerekiyor kaldı ki AVM’ler var birde, bunların daha büyükleri, Ankara’da Nata Vega var, Avrupa’da bunların çevreyolu dışına atılması ve hafta sonu kesinlikle kapalı olması gerekiyor. Ama bizde yıllardır perakende yasası çıkacak, hal yasası çıkacak, toptancı yasası çıkacak, bir türlü çıkmıyor. Yani uzaya, aya 5 defa gidip gelinirdi, biz bir ülke olarak perakende yasasını düzenleyemeyecek kadar aciz insanlar mıyız, aciz bir ülke miyiz? Ama maalesef bir adım ileri gidemiyoruz. Ama vazgeçmememiz gerekiyor bu tür çalışmalardan. 

EKMEĞİ %1’E İNDİRİYORSUNUZ, BEN BUNU ÇOCUĞA SATIYORUM TOST OLARAK, HALA %8
Şuan herkes bir zam yağmuru yaşıyor. Birazda perakende sektörünün sıkıntılarına çözüm önerisi dersek, bugün esnaf ve sanatkar 2,5- 3 milyona yakın esnaf ve sanatkar ve heveslisi insan var. Maliye Bakanımız bir tuşa bassa dese ki, esnaf ve sanatkarın ortalama matrahı ne? Yani bir asgari ücretin matrahı kadar gösteren kaç esnaf ve sanatkar var? Ya siz zaten buna kayıt dışını göstermişsiniz. Bu insanı niye muhasebeciye, niye beyannameye, niye icraya, niye ödeme emrine mahkum kılıyorsunuz? Esnaf ve sanatkarın, TESK koordinasyonunda Maliye Bakanı’nın acilen karar alıp öncelikle KDV’yi %1’e indirmesi lazım. Şimdi benim sektörümle ilgili ekmeği %1’e indiriyorsunuz, ben bunu çocuğa satıyorum tost olarak, hala %8. Ne güzel bakın Fehmi Başkanım bir toplantı düzenlemiş, bunu Maliye Bakanı, devletin bakanlıkları düşünemiyor mu? Yani insanları çağırıp, böyle bir düzenleme yapacağız, 562 sayılı kanunumuzda var, Anayasa’da var ama sahada ve uygulamada maalesef yok. KDV’yi esnaf ve sanatkara sıfırlaması lazım, devamında da bizim 3 milyon esnaf ve sanatkarımız varsa meslek analizi yapıp, bunlarında %80-90’ını götürü vergi kapsamına alın, insanlar bir rahatlasın. Yüzlerce insan kapalı kaldığı için evine ekmek götüremedi. Benim sektörüm 18 ay askerlik yaptı neredeyse, kapalı kaldı. 1000 lira destek, 1750 lira Bağ-Kur primi, şimdi bu hakikaten kabul edilebilecek bir durum değil. Bunun daha büyük hani bir şura şekline dönüştürülüp, bütün sektörlerin analizlerinin yapılıp ama tabi buna devletin elinin değmesi lazım, devlet yardıma muhtaç kalmış esnaf ve sanatkarına el uzatmalı. 

HEPİMİZİN SOKAĞINDA BU MARKETLER VAR, İNSANLAR ÇALIŞIYOR, GAYRI YASAL ÇALIŞTIRILIYOR, İŞ KANUNUNA AYKIRI ÇALIŞTIRILIYOR
Sektör adına söylemek istemiyorum öyle absürd şeyler var ki, 20 bin tane okul kantini var şu anda, 50 bin tane devlet okulu var. Hani kantin sektörü deyince rant alanı gözükür. 50 bin tane devlet okulundan 20 bininde var çünkü diğerleri iş yapmıyor. Sınırlı zamanla yarışıyorsunuz, 180 gün çalışan bir işletme, birçoğu küçük aile işletmesi olan işletme, gelir vergisine tabii tutulup, 1750 lira Bağ-Kur primi ödeyemiyor. Esnaf ve sanatkar sıkıntıdan, borçtan harçtan, kendi Bağ-Kur primini ödeyemiyor, personelinin sigorta primini ödüyor, o emekliye ayrılıp daha çok maaş alıyor, 30 yıl, 50 yıl da geriye gitseniz birçoğu esnaf olma istemez. Çünkü önünüze de bakıyorsunuz karanlık, 20 yıldır perakende satış yasası çıkacak ve şöyle düşünün, AVM’leri düşünün, zincir marketleri düşünün, pazar günü açık, Sosyal Güvenlik Kanunu yok mu, bizim sigorta müfettişlerimiz yok mu? Her ay kantincilerden çalışan listesi isteyen Sosyal Güvenlik Kurumunun yetkilileri, Allah aşkına bu cumartesi, pazar orada köle gibi çalıştırılan işçilerin hiç mi sosyal hakları yok, özlük hakları yok? Bunu kimse görmüyor, göz göre göre, hepimizin sokağında bu marketler var, insanlar çalışıyor, gayrı yasal çalıştırılıyor, iş kanununa aykırı çalıştırılıyor ama bir adım ileri gidemiyoruz. 


 

 

 

Toplantıya Kimler Katıldı ?
 Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği- Ahi Enstitüsü’nün İçşleri Bakanlığı Sivil KToplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü işşbirliğiylle yaptığı “Anadolu’nun Ahisiyiz, Üreten Türkiye’nin Hizmetindeyiz” projesi kapsamında düzenlediği “Parakende ve Hizmet  Esnaf ve Sanatkarları  Hasar Tespit Raporu” başlıklı çevrimiçi toplantıya; 
Dünya Esnaf Sanatkarlar Derneği  Onursal Başkanı  Erol Korkut, Dünya Esnaf Sanatkarlar Derneği Ve Ahi Enstitüsü Başkanı Ffehmi Çalmuk, Muş Esnaf Sanatkarlar Odası Başkanı Orhan Demirtürkoğl, Tokat Esnaf Ve Sanatkarlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Ahmet Hamdi Aydoğan, Ankara Kantinciler Esnaf Odası Başkanı
Bayram Şahin,  Konya Kahveciler, Çay Ocakları Ve Büfeciler Esnaf Odası 
Mehmet Adil Güven, Bartın Kahveciler Ve Şerbetçiler Odası Başkanı 
Ayhan Tepe  katıldı.


 

 

Bakmadan Geçme