Kasaplar Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı: ''Atlet Külot satılan yerde gıda maddesinin ne işi var''

Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Federasyon Başkanı Osman Yardımcı, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünün korunmasında esnaf ve sanatkârların toplumsal katkısı konulu Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneğinin çevrim içi toplantısında konuştu.

PAYLAŞ
Youtube Kanalı VİDEO
Esnaf Haber TV - Bucel

Pandemi döneminde 3 harflilerin fırsatçılık yaptığını dile getiren Yardımcı, giyim ve yağ satılan yerlerde temel gıda maddesi olan etin satılmayacağını söyledi. Sayın genel Başkan Bendevi Palandöken’in de aynı fikirde olduğunu ekmek, sigara, et ve kırtasiye bunların hepsinin birer meslek kolu olarak görev yaptığını dile getirdi. Avrupa da temel gıda satılan yerlerde giyim sektörüne ait bir şeyin satılmayacağını söyleyen Yardımcı, durumun bizde ki halin tam tersi olduğunu belirten konuşmasına şöyle devam etti: “Küçük esnafın yok olmaması için çalıştığımız direndiğimiz halde bir de 3 harflilerle mücadele ediyoruz.”

“Devlet babadır, oğlunun cebindeki paraya elini atar mı?”

3 harfliler ile yeterince uğraştıklarını, aynı zamanda da Et ve Süt kurumu ile rekabet içine girmek istemediklerini söyleyen Yardımcı, “Et ve süt kurumu devletin yeridir, biz onların ne zarar etmesini isteriz ne de karşımızda rekabet unsuru olmasını isteriz. Devlet babadır, oğlunun cebindeki paraya elini atar mı, atmaması lazım ki biz bu devlete çalışıyoruz, bu devlete vergi veriyoruz. Onun için devlet bizimle ticaret yapmasın denge olsun kendi resmi dairelerine ve ihale unsuru etleri kendi versin ama esnafa vermesin.”  Şeklinde konuştu.

Et ve Süt Kurumuna öneri!

Vatandaşa ucuz et yedirmek istediklerini dile getiren Yardımcı devletin de böyle istediği takdir de buna hazır olduklarını ama istekleri olduğunu belirtti. İsteklerini ise şu sözlerle ifade etti: “250 bin oya sahip bir teşkilatımızın Türkiye çapında tüm kasaplarının tüm üyelerine ve dükkânlarına aynı fiyattan eti, elektriğimizi ve suyumuzu versinler bizde et ve süt kurumunun birer tane satış merkezi olalım. Kârımızı da onlar belirlesin isterlerse maaşımıza da onlar versin, devletimizle beraber satış yapalım. Biz buna uyacağız verdikleri eti de satacağız. Ama ben 100 bin 110 bine danayı keseceğim beraberinde 165 bine de dükkânın gideri olacak. Bununla hiç kâr etmeden nasıl devlet ile rekabet edeceğim? maalesef o zaman batarız.” dedi. Ayrıca devletten kendilerine destek olmasını beklediklerini de söyledi.

“Vatandaşın cebinden aldığımız %30’luk kısmı geri vereceğiz”

Konuşmasının devamında tavuk ve sucuk satışında da sıkıntı yaşadıklarını belirten Yardımcı, bu konuda serbestlik istedi. Vatandaşın cebinden %30 tasarruf ettireceğini iddia eden Yardımcı devlet büyüklerine seslendi: “Tavuk satışımız var, bütün bir tavuk 35 TL. Göğsü 70 TL, kanat 70 TL, inciği 70 TL ve aynı tavuktan çıkıyor. 35 TL nere 70 TL nere? Bizde diyoruz ki bize verin bu yetkiyi yine eskisi gibi. Büyük firmalar gibi satılan ürünün %30’unu vatandaşın cebinden alıp onlara geri veriyoruz. Bu açık bir hesaptır. Tavuğu parçalayıp vatandaşa 70-50TL ile verirsek vatandaş da 1 kg yerine 2 kg yer. Aynı zamanda sucuk da yapıyoruz, sucuğun her şeyini yapıyoruz lakin sadece patenti olan bir kâğıdın kilosu 25 TL. Bu para vatandaşın cebinden çıkıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın bakanlarımız inşallah bu izni bize tekrar verecekler bizde vatandaşın cebinden aldığımız %30’luk kısmı geri vereceğiz.” Diyerek önerisini anlattı.

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken'e teşekkür

Türkiye standartlarında esnafının ahiliğe uygun bir şekilde yaşadığından bahseden Yardımcı, iş olmasa da Bismillah diyerek açıp Allah bereket versin diyerek dükkanlarını kapattıklarını söyledi. Allah devletimize milletimize zeval vermesin diyen Osman Yardımcı, en büyük destekçilerinin ise her daim yanlarında ve arkalarında olduğunu söyleyen Sayın TESK genel başkanı Bendevi Palandöken, esnafa gerçekten değer verdiğini ve desteğini hissettiklerinden bahsetti. Aynı zaman da Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Ticaret Bakanımız Mehmet Bey’e de destek oldukları için teşekkür ettiğini söyledi.

“Türkiye Cumhuriyeti ne bir Suriye ne bir Irak’tır Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir”

Önemli konulara değinen Yardımcı şunları söyledi: “Biz bir bütünüz. Teröre geçit vermeyiz. Bu vatanın milletin ekmeğini yiyen kim olursa olsun bu konularda fırsat vermeyelim. Diyarbakır da bizim memleketimiz atalarımız kuponla almamış bu vatanı, savaşla kanla almış. Bir karış toprağımızı vermeye dahi tahammülümüz yok. Türkiye Cumhuriyeti ne bir Suriye ne bir Irak’tır Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Bu yüzden 2-3 tane işe yaramaz adam ne yıldırabilir ne de döndürebilir açık açık söylüyorum. Canımıza da mal olsa Türkiye Cumhuriyeti’nin ne bayrağı diner ne de ezanı. Türkiye’de ayrımcılık yok “Tek millet tek vatan” Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi.”

“Devlet süte 5 TL verecek, 5 TL de teşvik verecek”

Süt konusunda da bilgi veren Yardımcı süte 1 TL zam yapıldığında peynire gelen zammın 30 TL civarı olduğunu söyledi, konuyla alakalı önerisini de şu sözlerle açıkladı: “Devlet süte 5 TL verecek 5 TL de üreticinin sütüne teşvik verecek o zaman hem vatandaşı koruyacak hem de sütü koruyacak. 5 TL teşvik ve 5 lira süt fiyatı olduğunda peynir 150 TL olmayacak.” 

“Üretim olmadan tüketim olunca sonuç ne olacak?”

Gündemin genelde et üzerine olduğuna değinen Yardımcı ekonomiyi et yönlendiriyor gibi sürekli gündemde olmasından rahatsız olduğunu söyledi. Bugün yem fiyatının da bir hayli fazla olduğu ama hayvanların da bu yemi yemek zorunda olduklarının altını çizdi. Osman Yardımcı aynı zamanda Türkiye’deki mera sorununun çözülmesinin önemini vurguladı.  Meraların çoğunda gecekondu olduğunu ve adamları olan binlerce yerleri mesleği bambaşka olan insanların zapt ettiğini söyledi. Meraları üreticiye, çiftçiye vermemiz gerekir diyerek bu konudaki düşüncelerini şu şeklide ifade etti: “Türkiye’de bir kıtlık yok ama üretim olmadan tüketim olunca sonuç ne olacak? Darboğaza girmeyelim önlem alalım.” dedi. Avrupa da et konseyi toplantısında yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini söyleyen Yardımcı, Tarım Bakanlığımızdaki çalışmadan bahseden konsey detaylarını şöyle açıkladı: “300-350 bin tane doğumda buzağı telef oluyor ve öyle bir aşı geliştirilmiş ki bizim Tarım Bakanlığında çalışanlar yapıyor 200 bin tane buzağı kurtarmışlar, güzel bir çalışma olmuş. Söylemek istediğim şu kulak küpesi takan, aşı vuran hekimler masa başında değil de saha da olsun, bilgi versin üreticinin yanında olsun ineğine ve sığırına yardım etsin.” dedi.

“Devlet üç harflilere ceza kesmiyor bu cezayı halka kesiyor”

Konuşmasında devlete seslenen Yardımcı şöyle devam etti: “Devlet üç harflilere ceza kesmiyor bu cezayı halka kesiyor. Sattığı bin bir çeşit mamul var, hepsine 1 TL koyduğu zaman bile tüm o kesilen cezayı alıyorlar.” Konuyla alakalı yaşadığı bir olayı şöyle anlattı: 3 harfli olan marketlerden birinde bir görevli elinde fiyat etiketi zımbası ile bir ürünün fiyatını değiştirdi o ürünü aldım ve dedim ki bu ürün şimdi mi geldi? Hayır dedi. Peki zam şimdi mi geldi dedim, evet zamlı fiyatını etiketliyorum dedi. Herhangi bir ürün bitmeden zamlı vurmak olmaz biz işçiyiz dedim.”

“Ben dükkanımda çorap satabilir miyim?”

Ülkemizde 3 harflilere verilen fırsat hiç kimseye verilmedi diyerek yaşadıkları sıkıntılardan Yardımcı, ben dükkanımda çorap satabilir miyim? Sorusuyla yaşadığı durumu özetledi. Konuşmasına devam ederken şunları da ekleyen Yardımcı: ''Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında çifte standart olmaz kasap kasaptır. Bakkal bakkal ve manav manavdır. 10.000 tane dükkanı var neden bu kadar fırsat veriliyor? Bugün küçük esnaf ne yapıyor, elektrik ve su onlarda veriyor bizde veriyoruz ama onlar paketlenmiş mamul alıyor, yani işçiden kısıyor. Bugün bir kasap işçimiz, en kötü şartla maaşı 8-10 bindir, vergisi ile 15 bine tezgahta çalıştırıyoruz. Bir kilo eti aldığımız zaman bu etin sadece %25 kemik payı vardır. Tarım bakanlığı ile bir çalışma yaptık %65 %70 masrafı ile bizim, kârımızı da koydular. Hayır %50 koyuyoruz danayı 110 TL’ye kestiğimiz zaman da 165-155 TL’ye geliyor. Bu girdiler nerden geliyor bizden gelmiyor, biz bunları veriyoruz ama 3 harflilerde ne oluyor, bin bir çeşit ürün sattığı için bir tanesini ucuz satıyor ama bin tanesini de pahalı satıyor.” dedi.

“3 harfliler Türkiye’nin gıda ekonomisinin gıda teröründe 1 numaradır”

3 harfliler için en büyük gıda terörüdür diyerek bu konudaki düşünlerini anlatan Osman Yardımcı, “Avrupa ülkelerinde yıllarca hep silahla kazandık ama iş geldi mi masa başına bunların önünde kaybetmeyeceğiz.” dedi ve devam etti: “Biz Türkiye Cumhuriyet’ini seviyoruz, hizmet etmekten onur ve gurur duyuyoruz. Ayakkabısız gezeriz ama vatansız, bayraksız ve ezansız gezemeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız da biliyor ki 3 harfliler Türkiye’nin gıda ekonomisinin gıda teröründe 1 numaradır.” Cümlelerini bitirirken ahilik üstünde duran Yardımcı, ahilik kültüründen geldikleri için karşı tarafa kötü bir şey diyemediklerini aynı zaman da ticaret yaparken de karşı komşu ticaret yapmadığında kendileri yaptığında bu duruma üzüldüklerini anlattı. Ama herhangi bir 3 harfli marketlerin yüksek meblağlarda dükkan kiraladıklarını ve kendilerini olumsuz etkilediğini söyledi. Kendi kiralarını bile daha karşılayamazken 3 harfli marketler yüksek meblağlarda kiraladıkları için zor duruma düştüklerinden bahsetti.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN