Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
Dericilikten Koleksiyonerliğe... Dünya Ahisi Ödüllü Faruk Küçük
Haber MerkeziEditör

Dericilikten Koleksiyonerliğe... Dünya Ahisi Ödüllü Faruk Küçük

Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği - Ahi Enstitüsü tarafından düzenlenen ve İçişleri Bakanlığı'nca desteklenen 'Anadolu'nun Ahisiyiz, Türkiye'nin Ailesiyiz' projesi kapsamında, Ankara'nın tanınmış simalarından Dericizade Faruk Küçük, 'Medya, Tanıtım ve Aktivite' kategorisinde ödüle layık görüldü.

Üç Nesildir Süregelen Dericilik Serüveni

1947 yılında Haymana’da doğan ve "Dericizade" namıyla ünlenen Faruk Küçük, mesleğe henüz 5-7 yaşlarındayken babasının yanında çırak olarak başladı. 1940’larda babasının başlattığı bu zanaatı, dört erkek kardeş olarak sürdürdüklerini belirten Küçük, 1960 yılında Ankara At Pazarı’na, 1997 yılında ise Kızılay’a gelerek sektörün en iddialı firmalarından biri olduklarını ifade etti.

 "Biz Ahiliği Sonradan Öğrendik"

Faruk Küçük, çocuk yaşlarda babasından öğrendiği "dükkanı besmeleyle açmak, sağ ayakla içeri girmek, ölçüde ve tartıda dürüst olmak" gibi nasihatlerin aslında Ahilik geleneğinin bir parçası olduğunu sonradan fark ettiğini dile getirdi. Küçük, dükkanlardaki tabelalarda yazan "Sabah şafakta besmeleyle açılır dükkanımız, Ahi Evran Veli pirimiz üstadımız" sözünün esnafın pusulası olduğunu vurguladı.

 

İtibar En Büyük Servettir

Babasının öğütlerinden yola çıkarak haramdan sakınmanın, kanaatkar olmanın ve iktisatlı davranmanın önemine değinen Faruk Küçük, şunları paylaştı:

"Babam bize hep 'İtibar en büyük servettir' derdi. Kanaat etmenin bir erdem olduğunu, tamahkarlığın ise kötü bir şey olduğunu ondan öğrendik. İsraftan kaçınmayı, yılanın bile toprağı yalayarak yediği örneğiyle bize aşıladılar."

 Komşusu Siftah Etmeden Gözü Arkada Kalmayan Esnaf

Ankara’nın tarihi ticaret merkezleri olan Ulus, Çıkırıkçılar Yokuşu ve Saman Pazarı’nda Ahilik izlerinin hala sürdüğünü belirten Küçük, eski esnaf dayanışmasını şu sözlerle anlattı

"Bir müşteri geldiğinde eğer kendisi siftah etmişse, komşusu da etsin diye müşteriyi yan dükkana yönlendiren bir gelenekten geliyoruz. Eskiden dükkanımızı kitleyip gitmezdik; bir sandalye ya da baston bırakırdık. Kapıyı kitlemek, 'komşuya itimat etmemek' sayılırdı ve ayıp karşılanırdı."

Ahiliğin Modern Dünyaya Mirası

Ahiliğin sadece geçmişte kalan bir gelenek değil, bugünkü modern kurumların da temeli olduğunu savunan Faruk Küçük; organize sanayi bölgelerinin, kooperatiflerin, sosyal sigortaların ve hatta bankaların bu teşkilattan etkilendiğini belirtti. Ahiliğin askeri teşkilatta da uygulandığını hatırlatan Küçük, bu kültürün günün koşullarına göre geliştirilerek gelecek nesillere öğretilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni Videolar