14 şubat doğum günüm. Bugün size iç açıcı bir yazı yazmak isterdim ama kader utansın. Arkadaşlar hükümet şöyle, böyle ama 3 bakan çok yetersiz. Başta Maliye bakanı, ikincisi Ticaret bakanı ve üçüncüsü de ucuz hayvan yemini devreye sokmayan.
Maliye bakanı ve MB başkanı 2026 yılı enflasyonunu %13-19 olacak tahmini %23-24 olacak gibi. İşte bu rakam 2026’da %20 çıksa bile seçim zora girmiş demektir. Cari açığın bitirilemediği durumda DÜŞÜK KUR, sıkı para politikası ve TL’ye yüksek faiz PANSUMAN tedbir demektir. Kanama durur ama basit bir hatada işler tekrar moka sarar, kanama başlar. Beyler ciddi para bulup yatırım yapıp, üretim artmadıkça sorun kalıcı çözülmez.
İddia ediyorum oysa Turizme Dayalı Ekonomi Modeli-TUDEM cari açığı 2 yılda KESİN bitirip, her yıl 30-35 milyar Avro sahaya döviz girmesini sağlar. Yanlış ise biri çıksın bu yanlış desin. Canlı yayınlarda ekonomiyi bilenlerin süzgecinden geçti ve “Bedelsiz Devremülk” başlığı olduğu dönem ödüllendirildi. TUDEM ile Sıkı para politikası ve Carry Trade’ye ihtiyaç kalmaz ve soyulmayız. Ama globaller yaptırmıyor. Hatta iki muhafazakar gazetemiz 33 ve 45 gün sistemi yayınlayacağız notları var yayınlaymadılar. Hatta ülkemizin en büyük sitelerinden biri yine yazışmaları var yayınlayamadılar. Hatta ülkemizin en büyük ajansıda iki saat 20 dakika haber yapacağız diye mülakat yaptı yayınlamadı. Bir gün bunları ve olanları isim isim canlı yayının birinde açıklayacağım.
TUDEM ferdi yatırımcıdan taksitle aldığı parayı 6-10 yılın sonunda %2 civarı faizi ile geri verip ama 12-24 yıl 7 gün bedava DEVREMÜLK verilen yeni bir ekonomik modeldir. Bu model ile her yıl farklı yere ve farklı mevsimde konaklama yaptırma temellidir. Carry Trade ile 2024 te dövize yıllık %20 faiz, 2025 te %14 faiz vererek soyulmamızı sağ-sol tüm televizyon kanalları konuşulmasını bile yaptırmamaktadır. Sadece ULUSAL kanal mertçe TUDEM’i masaya yatırdığı için yetkililerin emperyalistlere kafa turmasını tebrik ederim. Sn. Hakan Topkurulu başkan ile tekrar bu sistemi işleyeceğiz galiba.
AA’nın açıklamasına göre 2025’in Aralık ayına ilişkin ödemeler dengesi; Bu bize ekonominin açmazını yeniden hatırlattı. Cari işlemler hesabı Aralık 2025’te 7 milyar 253 milyon dolar açık verdi. Üstelik piyasa beklentisi 5 milyar 362 milyon dolar tahmini varken. Yani hem devasa, hem de sürpriz bir açıkla karşı karşıyayız. Bu rakam, son 8 ayın en yüksek cari açığı oldu. 2025 yılı Cari açığımız 50 milyar dolar civarında ve bu açığı enerji ithalatı başta olmak üzere Altın ithalatı ile ara malı ithalatı yüzünden oluyor.
Daha da dikkat çekici olan ise şu: Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı da 691 milyon dolar açık verdi. Oysa Türkiye uzun süredir “enerji ve altın hariç cari dengede fazla veriyoruz” diyordu. Bu bağlamda Cari açık nedir? Basit ifade ile ülkenin döviz kazancının döviz harcamasını karşılayamamasıdır. Türkiye üretirken hâlâ yüksek oranda ithal ara malına bağımlıysa, büyüme arttıkça açık da kesin artacak.
Cari açık sorunun merkezinde bizde üç ana kalem var:
Birincisi enerji bağımlılığının getirdiği mecburi ithalat. Doğalgaz ve petrol ithalat İkincisi altın ithalatı. Finansal belirsizlik dönemlerinde artan altın talebi, cari dengeyi arttırıyor. Üçüncüsü ve en önemlisi ise üretim eksiğimiz. İhracatımız artıyor ama üretimimiz artmıyor. Ayrıca kg başına dışa satış değerimiz düşük (bizim 1,75, Almanya 4, Japonya 7 dolar). Dış satımda yüksek teknoloji payı hala yetersiz. En önemliside ara malı alımımız artıyor ve biz ara mallarını üretmeye yönelmiyoruz.
Aralık cari açık verisi bize şunu söylüyor: İç talep hâlâ canlı. Tüketim ve ithalat iştahı devam ediyor. Sıkı para politikası etkisini tam olarak dış ticaret kalemlerine yansıtılmamış. Bu tablo sürdürülebilir mi? Kısa vadede evet. Ancak uzun vadede sürekli açık veren bir ekonomi kırılgandır. Cari açık arttığında iki risk büyür: Kur baskısı ve dış borç ihtiyacı. İşte Cari açık Carry Trade ve sıkı para politikası ile kur baskısı yani para politikaları ile değil TUDEM’in oluşturacağı kaynak ve onun oluşturacağı yatırımla cari açık düşer.
Türkiye'nin temel meselesi açık verme değil, neden açık verdiğidir. Eğer açık; yatırım, üretim ve teknoloji dönüşümü için veriliyorsa bu geleceğe yatırımdır. Ama tüketim ve ithal bağımlılığı nedeniyle oluşuyorsa bu yapısal zayıflıktır. Altın ve enerji hariç normal dışı kalemde dahi açık verilmesi, “hikaye” açıklamalarla bu işin hallolamayacağını gösteriyor.Ciddi miktarda Altın üretiyoruz ama bu altın bize kazık olarak dönüyor.
Çözüm ne? TUDEM ve onun kaynaklarının üretim devrimine yatırılarak normal ve yüksek katma değerli üretim. TUDEM’in oluşturacağı kaynak ile Enerjide aramalar için çok büyük kaynak ve yenilenebilir enerji yatırımların hızlanması ve TUDEM kaynağı ile ara malı ithalatını azaltacak sanayi dönüşümüne geçmek.
Mesele, kur ve para politikası ile değil; Ciddi para bulup üretim devriminde ki kompozisyon önceliklerini iyi belirlemekten geçiyor. 2025 Aralık verisi şunu söylüyor: Türkiye büyüyor, tüketiyor ama üretmediği için DIŞARIDAN alıyor. Kaynak bulamadığı için aynı hızda yüksek katma değerli üretip satamıyor. Cari açık bir sonuç ama yatırım yapıp üretim artmazsa göçüklerdeyiz. TUDEM bu işin İLACI ve onun oluşturacağı KAYNAK o kaynağın yatırım gücü bizi hain globallerden kurtaracaktır ama TUDEM’i engelleyen HAİNLER içimizde.