Türkiye Çin'den pay kaptı

Hali hazırda büyüyen e-Ticaret pandemi ile birlikte bir anda altını çağını yaşamaya başladı. Hem Türk şirketler hem de vatandaş bu alanda hızla adapte oldu oldu ancak bu henüz yolun başı... Pandemi ile yaşanan krizler bu alanda da Türkiye'nin Çin'den pay kapmasına neden olurken büyüyen bu sektörde 1 milyon işçi açığı var ve maaşlar 7 bin TL'den başlayıp 45 bin TL'ye kadar çıkıyor.


Covid-19 salgını ile birlikte dijitalleşme hız kazanırken şirketler e-ticaret için yeni yol arayışlarını hızlandırdı. Bir kaç yıl önceye kadar internet hiç alışveriş yapmamış olanlar bile bu dönemde ekmeği bile internet üzerinden alır oldu. Son 2 yılda 5 yıla eş değer bir sıçrama yapan E-ticaret artık bir alternatif ticaret kanalı olmaktan çıkıp ana akım olmuş durumda.

Haber7 olarak E-Ticaretteki değişimi ve Türkiye'nin bu alandaki potansiyelini Worldef Başkanı Ömer Nart ile konuştuk. Nart, Türkiye'nin özellikle E-İhracatta büyük bir potansiyel güçe sahip olduğuna dikkat çekerek, büyüyen sektörün yeni istihdam alanları yaratarak işsizlikle mücadelede büyük katkı sağlayacağını söyledi.

Worldef Başkanı Ömer Nart
Worldef Başkanı Ömer Nart

İşte Ömer Nart'ın Haber7'ye yaptığı o açıklamalar;

"DAHA YOLUN BAŞINDAYIZ"

"Son iki senedir bu pandemiyle beraber Türkiye'de ve dünyada e-ticaretle ilgili çok önemli gelişmeler var. Burada biraz konuyu rakamsallaştıracak olursak. Toplamda dünya perakende hacmi 25 trilyon dolar civarında bu da e-ticaretin tüm perakende içindeki toplam tutarı 4.3 trilyon dolar.

Sınır ötesi e-ticaret dediğimizde ise bunu toplam rakamı 1 küsur trilyon dolar. Şimdi bu rakamları düşündüğümüz zaman Türkiye'nin toplam hacmi ise sınır ötesi e-ticarette bir buçuk milyar dolar. Yani bir küsur trilyon dolarlık bir pazarı düşündüğümüz zaman bizim aldığımız payın bir buçuk milyar dolar olması aslında bizim potansiyelimizi tam anlamıyla sergilemediğimizin bir işareti. Dolayısıyla yolun daha çok fazla başındayız. Gideceğimiz çok büyük bir yolumuz var."

Türkiye'nin kendi içindeki rakamlara dönecek olursak, Türkiye'de ortalama sepet tutarı 120TL civarında. Baktığımız zaman Türkiye'nin e-ticaret Pazar hacmi 26 milyar TL. Dolayısıyla Türkiye içinde e-ticaret yapmak biraz da aslında sıkışma demek oluyor. Bu nedenle yurt dışında daha büyük bir Pazar var ve açılmamız gerekiyor. İngiltere'den bir örnek vermek gerekirse; İngiltere'nin şu anda ortalama sepet tutarı 95 pound. Statista'nın verdiği verilere göre. Bu yükü kur üzerinden hesap ettiğimiz zaman bin küsur TL ediyor ki bu çok büyük bir rakam.

TÜRKİYE ÇİN'DEN PAY KAPTI

Kurun da yükselmesiyle Türkiye'nin fiyatlamada rekabet avantajı ortaya çıkmış oldu. Burada dövizin yükselmesiyle beraber Türkiye'nin uluslararası tedarik zincirinde Çin'den ciddi anlamda rol kaptığı ortaya çıktı. Bu rakamlara da yansıdı. Ama önümüzdeki dönemde bu rakamlar yavaş yavaş e-ticarete de yansımaya başlayacak. Dolayısıyla e-ticaretin, e-ihracata dönüşmesinde kilogram başına düşen katma değerli ihracat değerlerinin de yükseldiğini görüyoruz. Ortalama kilogram başına düşen rakam 1.5 dolar ama bunu e-ihracata dönüştürüp perakendeyi düşündüğümüzde 50-60 dolarlara tekabül ediyor. Dolayısıyla e-ihracatla ilgili rakamları ne kadar çok artırırsak aslında katma değerli ihracatı da bir o kadar artırmış oluruz.


Burada işin güzel tarafı şu; e-ihracatta büyüme eksponansiyel oluyor. Yani bu işin matematiğini yakaladığınız zaman sadece e-ihracat değil, bir de sınır ötesi e-ticaret dediğimiz hedef ülkede bir depo tutarak hemen ertesi gün veya aynı gün teslimat yapabilir bir noktaya geldiğinizde bir bakıyorsunuz üç sene içerisinde koca koca şirketlerin 20 senede gelebildiği noktalara gelebiliyorsunuz. Burada böyle büyük ticari fırsatlar var.

EN BÜYÜK ETKEN LOJİSTİK GÜÇ

"Türkiye'nin aslında bu döviz ortamında uluslararası rekabette ciddi anlamda ön plana çıktığını görüyoruz. Ama özellikle burada da bunu yakalayabilmenin yolu lojistikten geçiyor. Burada en önemli konu bence hedef ülkede stoklama yapabiliyor olmak. Yani hedef ülkede bir depo operasyonu yaparsanız ve ertesi gün ya da hemen aynı gün teslimat yapabiliyorsanız, burada inanılmaz büyük bir pazara çıkmış oluyorsunuz. Bunu da biraz rakamsallaştıralım. 120TL'lik bir sepet ortalamasıyla günlük 500 paket çıkardığınız zamanki yapmış olduğunuz ciroyla günde 500 paket İngiltere operasyonunun yaptığınızı düşünelim. Ortalama sepet tutarları 80-90 poundlarda. Dolayısıyla aslında aynı eforu sarfederek 8-9 kat daha fazla ciro ve gelir elde edebilmek söz konusu. Buradaki en önemli konu lojistik. Çünkü siz aynı gün veya hemen ertesi gün teslimat yapamıyorsanız o müşteriyi yeniden siparişe döndüremiyorsunuz. Bu noktada da uluslararası lojistik şirketlerinin ciddi anlamda yatırımları var. Hem Türkiye hem de yurtdışında var. Bu noktada Türkiye'nin de aslında bir devlet politikası olarak Türk perakende markalarının yurtdışında kümelenerek depo operasyonuyla sınır ötesi e-ticaretini güçlendirmesiyle ilgili politikalar geliştirmesi gerekiyor. Bunu düşündüğümüz zaman daha kısa zamanda daha uzun bir mesafe almamız söz konusu. Ama günün sonunda her şey lojistiğe gelip dayanıyor. "

E-Ticaretin toplam perakende ticaretindeki payı 2019 yılında yüzde 9 iken bu rakam 2020 yılında yüzde 16'ya yükseldi
E-Ticaretin toplam perakende ticaretindeki payı 2019 yılında yüzde 9 iken bu rakam 2020 yılında yüzde 16'ya yükseldi

-Büyüyen e-Ticaretin istihdama katkısı nasıl olacak? Sektörde şuan ne kadar işçi açığı var ve e-Ticaret sektöründe maaşlar ne kadar?

"1 MİLYON İŞÇİ LAZIM! MAAŞLAR 45 BİN TL'YE KADAR ÇIKIYOR"

Aslında bu da çok güzel bir alan. Bugün baktığımızda Türkiye'de bir milyonluk istihdam açığından bahsetmek mümkün. Bunu da nasıl rakamsallaştırıyoruz? Türkiye'de 2019 yılında e-ticaret yapan şirket adedi 54 bin iken bu rakam 2020'de yani geçen yıl 257 bine ve bu sene de 350 bine gelecek. Dolayısıyla bu kadar çok fazla şirket e-ticareti düzgün bir şekilde yapabilmek için doğal olarak personele ihtiyaç duyacak. Ülkemizde e-ticaret ile ilgili bir milyon istihdam açığı var ve birkaç yıl deneyimi olanlar 7-8 bin lira maaş işe başlayabiliyor. Tecrübeye göre maaşlar 45 bin TL'ye kadar çıkıyor.

Tabi ki de girişimciler ve iş insanları için burada çok büyük fırsatlar varken kariyer yapmayı planlayan profesyoneller için de çok büyük fırsatlar söz konusu. Dolayısıyla burada e-ticaret alanındaki maaş aralıkları normal geleneksel sektörlere göre iki kat daha farkettiği için bu noktada biz gençleri hem üniversitelerde hem de yapmış olduğumuz tüm etkinliklerde kesinlikle e-ticaret sektörüne yönlendiriyoruz. Hatta bu konuda da bir yetenek programı geliştirdik.
Türkiye, 20202de yüzde 25,72lik oran ile küresel perakende e-ticarette en yüksek yıllık büyüme oranına sahip ülke oldu.
Türkiye, 20202de yüzde 25,72lik oran ile küresel perakende e-ticarette en yüksek yıllık büyüme oranına sahip ülke oldu.


E-Commerce Talent camp, buraya yaklaşık bin 500 başvuru geldi ve bu başvurular arasından 75 tanesi testlerden geçti ve 55 tanesi de bu programı bitirebildi. 37 katılımcıyı da işe yerleştirdik ve yerleştirmeye de devam ediyoruz. Ayrıca 3 ayda bir bu yetenek programını tekrarlıyoruz. Burada bir nebze de olsa MEB onaylı bir okul olarak bu istihdam açığına çözüm arayışındayız. Diğer taraftan daha geniş kitlelere yönelik yaptığımız eğitimlerde var. Burada da bugüne kadar yaklaşık 27 bin kişiyi eğittik ve sektöre kazandırdık. Bu konuda istihdama katkı amacıyla eğitim çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek.

Türkiye'de 2020'nin son iki çeyreğinde Türkiye'nin genel ihracat rakamı 108 milyar 71 milyon dolar oldu. Aynı dönemde e-ihracat rakamı 1 milyar 421 milyon dolar olarak kaydedildi.
Türkiye'de 2020'nin son iki çeyreğinde Türkiye'nin genel ihracat rakamı 108 milyar 71 milyon dolar oldu. Aynı dönemde e-ihracat rakamı 1 milyar 421 milyon dolar olarak kaydedildi.

-Türkiye artık Unicorn, Decacorn çıkartabiliyor. Türkiye'nin geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz?

Aslında ciddi anlamda pandemide tedarik zincirinin kırılmaması bize şunu gösterdi. Evet biz üretici bir ülkeyiz ve bu ürünlerimizi internete doğru bir şekilde taşıyabilirsek pandemide dijitalleşmeyi hızlı bir şekilde yakalayabiliriz. Aslında pazaryerleri mikro girişimcileri de e-ticarete kazandırdı. Bugün bir ev hanımı bile bir yandan çocuklarına bakarken bir yandan da aslında mikro ticaret yapabiliyor. Böyle binlerce örnek var. Bir de işi bu açıdan düşündüğümüz zaman sadece bir şirkete girip profesyonel olarak çalışan değil de böyle küçük küçük kendi işini yapan binlercesi çıktı ortaya. Bence bu açıdan pazaryerlerinin Türkiye e-ticaret ekosistemine yaptığı katkı büyük. Bir diğer tarafta şu, Türkiye'de decacorn seviyesinde e-ticaret şirketlerinin çıktığı görüldüğü için dünyada büyük yatırımcıların ilgi odağı haline geldi. Dolayısıyla bu yatırımların ben devam edeceğini öngörüyorum.

Bakmadan Geçme