Yalan Söyleyenleri Milletime Şikayet Ediyorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Yolumuza aynen devam edeceğiz. Bu vesileyle Bolu Belediyesi'nde genel başkanlarının 'hiç kimse dışarıya atılmayacak' dediği halde Hak-İş mensubu işçi kardeşlerimin seçimden hemen sonra kapıya konmasını kınıyorum ve bu akşam başka sabah başka yalan söyleyenleri de tüm milletime şikayet ediyorum. Başkası için çalışan insanın bunun karşılığında hakettiği ücreti alma mücadelesi neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. İslam'da da emeğin karşılığının tam ve zamanında ödenmesi konusunda önem verilmiştir. Sendikalar işte bu mücadeleye öncülük eden kuruluşlar olarak gerçekten takdire şayan bir konumda bulunuyorlar. Hak-İş sadece işçinin emekçinin hakkını aramakla kalmamış aynı zamanda bağrından çıkmış toplumun tüm meseleleriyle de yakından ilgilenmiş bir sendikadır. 'BİZ BU MİLLETİN BAĞRINDAN KOPMUŞ KADROLARIZ' Türkiye'yi birlikte bugünlere getirdik. İnşallah yine birlikte geleceğe taşıyacağız. 2023 hedeflerimize beraberce ulaşacağız. Bizden sonraki nesillere 2053 ve 2071 vizyonlarımızı beraberce emanet edeceğiz. Çünkü biz bu milletin bağrından doğmuş kadrolarız. Büyük büyük laflarla, yalanlarla, sloganlarla, ideolojik illüzyonlarla hele hele içi boş vaatlerle milletimizi ve emekçilerimizi kandırmaya asla çalışmadık. Son dönemdeki döviz dalgalanmaları sebebiyle uluslararası hesaplarda bir miktar gerileme yaşanmış olsa da milletimizin 17 yıl öncesinden çok daha fazla refah seviyesinde bulunduğunu vicdan sahibi herkes kabul edecektir. Milli gelirimizi 3 kattan fazla artırdık. Zenginliğin tabanını genişlettik. Satın alma gücü paritesine göre ülkemizi dünyanın 13'üncü büyük ekonomisi haline getirdik. Otomotivden beyaz eşyaya her alanda üretim ve satış rekorları kıran bir hareketlilik ortaya çıkardık. İhracatımız her ay tüm zamanların rekorunu kırarak artmaya devam ediyor. Şu anda 170 milyar dolar civarındayız, göreve geldiğimizde 36 milyar dolar ihracatımız vardı. En kısa zamanda da bu rakamı 200 milyar doların üzerine çıkaracağız. Milli gelirimizi 3 kattan fazla artırdık. Zenginliğin tabanını genişlettik. 9 milyon kişiye iş sağlayarak kırılması güç bir başarıya imza attık. İşsiz oranının bir parça yükseldiğinin farkındayız. İş dünyamız ile 2,5milyon istihdam hedefimize ulaştığımızda işsizliği tekrar tek haneli rakamlara düşüreceğimize inanıyorum. Şimdi bize IMF'yi tavsiye edenler var. Bizim için o kapı kapanmıştır. Ana ormancılık faaliyetleri nedeniyle bütün geçici işçiler için 4 ay süre uzatımı yenilendi. Bu talebi Hazine ve maliye Bakanımız bana iletti. Bu süreyi 4 ay uzatmış oluyoruz. Merkez Bankası Başkanlığı'nda yaptığımız görev değişikliğinin özellikle birilerinin yaklaşım tarzını kabul etmemiz doğru değil. Davul birinde tokmak başkasında. Bedelini kim ödeyecek siyaset ödeyecek. Mutluluğunu kim yaşayacak bankadaki yaşayacak. Yok böyle bir şey! Verilen her türlü karara uyacaksın. Yeni yönetim sisteminde başkan bu konulara müdahale yetkisini almıştır. Böylelikle faiz denilen bu her türlü kötülüğün anası olan bu konuda verilen talimatlara uymayan arkadaşımızın değişmesi konusunda böyle bir adım attık. Şimdi kim savunuyor bunları hep faizciler. Faiz politikamızın nasıl şekillendiğini en kısa sürede göreceksiniz. Tek hanelere düşürmek zorundayız ve bunu başaracağız. Faizciler bundan rahatsız olabilir. İstedikleri, kadar rahatsız olsunlar kararlıyız bu işi bitireceğiz. Bundan sonra Merkez Bankası ekonomi programımıza çok daha güçlü destek verecektir. Merkez Bankası'nda tıkanıklık vardı bedelini Türkiye ödüyordu. Sadece siyasi düşüncesinden dolayı insanları çocuğunun nafakasından mahrum etmek partizanlığın en aşağılık halidir. Ülkemiz açısından hayati önem taşıyan nice krizle mücadele ettik.Yeni hükümet sistemini adım adım inşa ettik. Yeni hükümet sistemi bir yıl içerisinde hem başarılarımızı hem de eksiklerimizi gösterdi. Yönetim değişikliğinin büyüklüğü düşünüldüğünde sorunların tamamının çözülebilir olması sevindiricidir. Yeni hükümet sistemini baltalamak isteyenlere aradıkları fırsatı vermeyeceğiz. Reform ve değişim kurumlar içinde kesintisiz bir süreci ifade eder.

Bakmadan Geçme