Fehmi Çalmuk

Esnaf Başkanlarının Çığlığı İsyana Dönüşmeden

Fehmi Çalmuk

Devleti yönetenlere, siyasilere seslendi esnaf başkanları... "Geliyor gelmekte olan afete karşı teyakkukzda olan gece gündüz tetikte bekleyen yürek insanlarına değil sözleri... Evet sözlerinde  derin bir çığlık var. Sitem var. Ancak olan bitenden sonra bu çığglık, sistem isyana dönüşmüş turumda. 

Nereden mi bahsediyorum. Koca koca kuruluşların  medya önünde boy boz arzı endam edip fotoğraf çektirip sonra da  selamı  sabahı kestiği afet bölgelerinden bahsediyorum. İş yine başa düştü. Allah'tan bu konuyla ilgili projemizi  İçişleri Bakanlığı  Sivil Toplumla ilişkiler Genel Müdürlüğü kabul etti de onların desteği ile  çevrim içi toplantı gerçekleştirebildik. Ben merak ediyorum Ticaret Bakanlığı, Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü ne yapar ? Bir çok esnaf başkanı basının önüne çıkıp konuşmuyor, konuşamıyor bile. yazılı basın açıklamıs. Bir de hep beklenti... Şu indirilsin, şu yapılsın.... Neyse burası derin konular.

Türkiye'de ilk kez esnaf ve sanatkar başkanları Türkiye'nin yaşadığı deprem, sel, yangın, heyelan gibi afetleri çevrimiçi toplantılarda konuştu. Afetlere karşı esnaf ve sanatkarın hazırlıksız, koordinesiz olduğunun vurgulandığı çevrim içi toplantılarda en çok dikkat çeken konu ise AFAD ve Kızılay ön planda tutulmasına tepki gösterildi.

'Asrın felaketi' olarak adlandırılan deprem, sel, orman yangınları, pandemi gibi salgın hastalıklar esnaf ve sanatkarları harekete geçirdi. Dünya Esnaf Sanatkarlar Derneği ve bünyesindeki Ahi Enstitüsü olarak ; “Esnaf Ve Sanatkarların Toplumsal Rolü” ve “Afetler Karşısında Esnaf Ve Sanatkarın Hasar Tespit Raporu” başlığında iki çevrim içi toplantı düzenledik. Dedim ya toplantı; Dünya Esnaf Sanatkarlar Derneği bünyesindeki Ahi Enstitüsü; İçişleri Bakanlığı Sivil toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ile yürüttüğü “Ahilik Töresi Afet Bilinci Güvenli Millet, Güvenli Devlet” başlıklılar projesi kapsamında yapıldı.

Toplantıların moderatörlüğünü ben üslendim. Toplantıya Türkiye Berberler Kuaförler Ve Güzellik Salonları İşletmecileri Federasyon Başkanı/TESK Denetim Kurulu Üyesi Bayram Karakaş, Akhisar Lokantacılar, Tatlıcılar ve Köfteciler Odası Başkanı/ TESK Esnaf Kadın Kurulu Üyesi Pınar Gören, Ankara Kantinciler Odası Başkanı Bayram Şahin, Bartın Kahveciler ve Şerbetçiler Esnaf Odası Başkanı Ayhan Tepe, Diyarbakır Terziler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Saniye Atmaca, Şanlıurfa Lokantacılar Köfteciler Ve Tatlıcılar Odası Başkanı Mehmet Şakak katıldı.

Esnaf Başkanlarımızın hiç bir sözü  suya yazılı kalmadı.

afetler-karsisinda-esnaf-ve-sanatkarin-hasar-tespit-raporu-cevrimici-toplantisi

afet-ve-acil-durumlarda-esnaf-ve-sanatkarlarin-toplumsal-rolu-cevrim-ici-toplantisi-tespitler-oneriler

ahilik-toresi-afet-bilinci-filmi

Kayıt altına alındı. 

Videosu yayınlandı. Eğer yarın bir gün bir afet başımıza gelirse bilin ki esnaf başkanları görüşlerini söyledi. İsyanları var. İsyanın kaynağı ne insan hayatı. Bir canı kurtarabilmek. Bir ocağı söndürmemek. Düşünün fırıncının deprem evi yıkılmış, selde dükkanı  su altında kalmış, orman yangınında ateşlere karışmış ancak ahali  sabah yavan da olsa ekmek bekler. Ekmeksiz olmaz. zor zülüm,  toprağa gömdüklerine aldırmadan esnaf dükkanı açar, ekmeğini pişirir, ürününü müşteriye ulaştırır. 

Eksiği var fazlası yok. Gelen bu isyana kulak verin. Geliyor gelmekte olan....  Türkiye Berberler Kuaförler Ve Güzellik Salonları İşletmecileri Federasyon Başkanı TESK Denetim Kurulu Üyesi Bayram Karakaş öylesine tarihi uyarılar yaptık ki dinlerden halen kaleme alırken bile  tüylerim diken diken oluyor:

-Ama biz yok halen daha ahbap çavuş ilişkisi ile kısır döngüsü içinde körü körüne yapacağımız işlerle devam edersek bize demek ki asrın felaketi diye adlandırdığımız Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu kapsayan problemimiz demek ki bir şey öğretmedi derim. Batı Karadeniz ve doğu Karadeniz’in sel felaketi bize bir şey öğretmedi derim güneyimizde egemizde ve güneydoğu Anadolu’nun belli bir kısmında yanan ormanların bize demek ki bir şey öğretmediğini söylerim. 

-Biz asrın felaketine depremden, yangından, selden bahsettik ama bilim adamları planlamalarında sürekli öncelikleri neydi, Marmara’da büyük bir deprem bekleniyor. Değerli arkadaşlar tamam Adıyaman’a ulaşıldı, Hatay’a ulaşıldı,

Elbistan’a ulaşıldı, Gaziantep’e ulaşıldı. Selde de Bartın’a ulaşıldı, Giresun ulaşıldı, Ordu’ya ulaşıldı, Marmara bölgesindeki sıkıntılı yerlere ulaşıldı Kozan’da orman yanıyor oraya ulaşıldı, Marmaris’te orman yanıyor oraya ulaşıldı ama İstanbul depremini, İstanbul’da olacak sel felaketine, İstanbul’da olacak yangın felaketini düşünemiyorum bile, neden.

Dünya Esnaf Sanatkarlar Derneği bünyesindeki Ahi Enstitüsü olarak konuşulanları  madde madde çıkartık.

 

AFETTE SINIFTA KALDIK,

“Esnaf Ve Sanatkarların Toplumsal Rolü” toplantısında öne çıkan başlıklar arasında en çok dikkat çeken husus ise afetler karşısında esnaf ve sanatkarların koordinesiz olduğu, AFAD’ın koordinasyonda esnaf ve sanatkları gözetmediği öne sürüldü.

 Asrın felaketi diye adlandırdığımız büyük afette esnaf ve sanatkârın önemi daha çok ön plana çıktı.

 -Dünyanın iklimsel olarak krizi hem esnaf olarak hem de vatandaş olarak artık bu durumlara hazırlıklı olmalıyız.

-Esnaf ve Sanatkar toplumsal rolü ilk önce afetzede olarak yaşıyor. Sokakların ışığı sönmeyen lambası esnaf olduğu için,  toplumsal rolü zaten o sokağa, o halka duyduğu minnetle hem canını hem malını ortaya koyup gönüllülükle müdahale edebiliyor.

-Ahilik teşkilatında ustadan çırağa nasıl bir nesil olarak bilgiler aktarılıyorsa yardımlaşma ve dayanışma konusunda da nesillere, çıraklarımıza, kalfalarımıza bunları bizlerde yaşatarak göstermemiz gerekiyor.

-Deprem ve afetlerle esnaf ve sanatkâr olarak bu asrın depreminde sınıfta kaldık. 

-Esnaf ve sanatkar odasının bütçesi ne kadar bütçesi olursa olsun bir afet anında ne kadar harcama yapacağı yetkisi bir genel kurul kararına bağlıdır. Bu konuda kanunu düzenleme yapılmalıdır.

-Esnaf ve sanatkarlar 12 yıllık kesintisiz eğitimden sonra ara eleman, kalifiye eleman bulamıyor. Deprem bölgesinde bu sıkıntı daha çok arttı. Eski ustalar tezgaha geçmek zorunda kaldı.

-Deprem ve sel felaketinden sonra iş başı yapamayan çok sayıda esnafımız var.  Esnaf ve sanatkarın dükkanını bulunduğu bina sağlam olsa bile yanındaki bina hasarlı olduğu için içine girip çalışamıyor. Personeline çalıştıramadığı dükkan için maaş ödüyor, prim ödüyor.

-Afetlerle ile ilgili odaların hareket kabiliyetini genişletecek, koordine edecek yönetmelik ve genelgelerin hazırlanması gerekiyor.

-Esnaf ve sanatkârın Ahi teşkilatı olarak asrın felaketinde dimdik ayaklarımızın üzerinde durduk ama maalesef AFAD’ın önüne geçemedik, Kızılay’ın önüne geçemedik. Topladığımız tırlarca yardımlarımızı bile AFAD’a teslim ettik, banka hesaplarını AFAD’a teslim ettik ama öncelik bize verilmedi.

-Afetlerde; AFAD, Kızılay,  ahilik çatısı altındaki Türkiye esnaf ve sanatkarları konfederasyonu, Türkiye Sanayici İşadamları TOBBB bunlarında içerisinde olduğu bir yapının ön planda olması gerektiğine inanıyoruz.

- Topladığımız gıdaları Kızılay’ın AFAD’ın büyük depolarına teslim etmek zorunda kaldık. ‘Getirdiğimiz ürünleri Kızılay çadırında beklesin’ diye getirmedik

-Büyük bir felaket oldu ve bununla ilgili bize TESK’den ya da federasyonlardan da herhangi bir bilgilendirme ya da bir çağrı gelmedi. Biz bunlara hazırlıklı değiliz.

-Afetlerde yardımlar koordinesiz bir şekilde gidiyor. Ya AFAD’a veriliyor ya da  AFAD’a vermek istemeyenler odalar kendine yakın bulduğu ile gidiyor orada bir yığılma, yoğunlaşma oluyor. Diğer yerlerde ki esnafımız, vatandaşımız mağduriyet yaşıyor bununla ilgili acilen tedbir alınmalıdır.

-Esnaf ve sanatkarların yasa, yönetmelikle AFAD’a entegre edilmesi gereklidir. 

DERS ÇIKARTMAZ, TEDBİR ALMAZ İSEK  İSTANBUL DEPREMİNİ DÜŞÜNEMİYORUZ

Afetler Karşısında Esnaf Ve Sanatkarın Hasar Tespit Raporu çevrimi toplantısında ise esnaf ve sanatkarların afet ile ilgili eğitimlerden geçmesi, afetlere karşı esnaf ve sanatkar odaları 7 bölgeye ayrılarak  koordinasyonun sağlanması, afetler sonrası mağduriyetlerinin  Esnaf Ahilik Sandığı’nda karşılanması gibi görüşler ortaya çıktı

-Esnaf ve Sanatkarların oluşturduğu Konfederasyon, Federasyon, Birlik, Odalar  AFAD VE Kızılay gibi Afet Koordinasyonunun içinde olmalıdır.

-Esnaf ve sanatkarımızın hasar tespit raporunda öncelikli olan meslek dalları, öncelikli olan hizmet dalları, öncelikli olan iş makineleriyle birlikte motorize ekiplerin önceliğinin derecelendirilmesinin gereklidir

-Afet durumlarında Esnaf ve Sanatkarlar kuruluşları Türkiye’de 7 bölgeye ayrılarak her kuruluşun  alanına göre kod uygulaması yapılmalıdır.

-Esnaf ve Sanatkar asrın felaketinin yaşandığı illere yetişti ancak İstanbul’da meydana gelen bir deprem de yaşanacak felaketi düşünemiyoruz:

-Afetler karşısında halen daha ahbap çavuş ilişkisi, kısır döngüsü içinde körü körüne işler yapılıyor. Asrın felaketinden ders çıkartmamız gerekiyor.

-Esnaf ve Sanatkarlar Afetlere karşı acilen eğitimden geçirilmelidir.

- Acil eylem planı ile birlikte afet bilinci geliştirilmeli ve hasar tespit raporları sorun çözüm odaklı bir çalışma ile ortaya konmalıdır.

-Deprem bölgesine gönderilen yardımları yaşanan gıda enflasyonu büyük ölçüde zarar verdi.

-AFAD ve Kızılay aracılığıyla temin edilecek yerleri bulunmadığı için esnaf ve sanatkar odaları  kendi yardımlarını kendisi dağıtmak zorunda kaldı.

-Afetlerde maddi hasarlardan daha önemlisi kaybettiğimiz ettiğimiz ustalar bulunmaktadır. Bu geleneksel unutulmaya yüz tutmuş sanatçılarımızın kaybı demektir. Ahilik geleneğinin yaşatılması konusunda afet bölgelerinde sıkıntılar yaşanmaktadır.

-İşyerlerini kaybeden esnaf ve sanatkarlar mecburen göçmek zorunda olduğu için  afet bölgelerinde mesleki hasarlar oluşmuştur. Çatı kuruluşlar tarafından hazırlanacak hasar tespit raporlarında tek tek meslek kodlarına göre envanter çıkarılması gerekmektedir.

-Afetlerde mal/ürün/stok kaybı yaşayan esnaf ve sanatkarımız yeniden işbaşı yaptığında yaşanan gıda enflasyonu karşısında çok yüksek fiyatlardan aldıkları ürünler ile karşılaştılar. Bu alım gücü azalan  afet bölgesi için ciddi bir ekonomik sorun haline gelmiştir. 

-Afetlerden sonra esnaf ve sanatkarlar toplumsal hayata kanalize edilemez ise çok ciddi toplumsal sorunlar yaşanacaktır.

-Esnaf ve sanatkarlar bağlı odalarında kendi alanlarında gıda, giyim, kurtarma, bunlarla ilgili koordine edilecek eğitimlere tabii tutulması gerekiyor.

-Milli Eğitim Bakanlığı deprem bölgesinde yıkılan kantinlerle ilgili Eylül 2023 ayına kadar kira alınmaması ve devamında açılan okulları da içeren düzenleme yapılmasına ilişkin genelgesi çok nemli destek olmuştur.

-Ankara’da büyük şehir belediyesine müracaat ederek depremzede öğrencilerin indirimli ürün almaları veya maddi katkı sağlamak amacıyla çalışmalar yürütülmelidir.

-Pandemiyle birlikte sekteye uğrayan Esnaf Ahilik Sandığı kurulmasıyla ilgili çalışmalar hayata geçirilmelidir.

-Afetlerde ağır hasara uğrayan iş yerlerimizin, esnaf ve sanatkar Ahilik Sandığı’ndan  destek alarak yeniden ayağa kalkması sağlanabilirdi.

-Afetzede esnaf ve sanatkara yönelik yapılan hasar tespit raporlarının ve yapılan yardımların sürdürülebilir olması gereklidir.

-Mesleki eğitim ve istihdam arasında ilişki oldukça zayıf olduğunu görmekteyiz. Meslek lisesi mezunları iş piyasasının talep ettiklerine uyum sağlayamazken diğer yandan meslek lisesi mezunları, diğer yandan da eleman açığı bulunmakta. Bu arz ve talebin uyumsuzluğundan kaynaklanan sorunun çözümü burada sanatkarlara düşmektedir.

-Deprem bölgesi olarak Diyarbakır iline bir yıl ertelemeli 250 bin TL esnaf kredisi sunulmuştu. Seçim sonrasında bir süre sonra bu krediler iptal edilip ağır derecede hasar alan bölgelere devredildi. Yani Diyarbakır Urfa Adana gibi bazı illere verilecek olan finansman daha ağır şiddette atlatan bölgelere nakledildi. Bu illerdeki esnafımız baya bir sıkıntı yaşamaktadır.

-Esnaf ve kefaret kooperatifinin sunduğu esnafa verilecek krediyi 500 bin TL’lik krediyi 400 bin lira ’ya düşürüldü ve faiz oranı da yükseldi. Bu tabii ki finansman desteği bekleyen esnafları ciddi anlamda bir sorunla karşılaştı.

Esnaf ve sanatkarlar finansman olmadığı için esnaf kredilere de ulaşamamaktan bununla ilgili ciddi sorun yaşamaktadır. Esnaf ve sanatkarın nefes alması gerekmektedir.

-Şanlıurfa esnaf ve sanatkarı yanındaki yıkılacak binanın olması nedeniyle dükkanını açamıyor. Bu sıkıntının giderilmesi gerekmektedir.

-Lokantacılar ve fırıncılar esnaf ve sanatkarı vergiye tabi olmasına rağmen et mezatı ve un fabrikaları vergiye tabi değil. Vergi yükü esnaf sanatkarın belini bükmektedir.

-Esnaf ve sanatkarın %1 ile aldığı mal %10 vergiyle satması ağır vergi yükü getirmektedir. 

- Yaşanan afetlerin kendi özgü hassa durumları olduğu gözden kaçırılmaktadır. Her felaket sonrası Lokal ve özel çalışma yapılmalıdır.  

 -Selden etkilenen iş yerleri veya selden etkilenen esnaf diye tanımlama yapılıyor ama şimdi bu direkt selden etkilenmiş olanı kapsıyor. Turizm bölgesi otel, pansiyon kapsam içine alınmadığı için  turizm etkileniyor. Selden 15 gün sonra akıntı nedeniyle deniz kumlu olması gerekçesiyle yasaklanıyor. Bu nedenle rezervasyon iptal edilmesi mağduriyetlere yol açıyor.  Selden etkilenen dendiği zaman direkt iş yerine giren değil girmeyenlerin de kapsama dahil edilmesi gerekiyor.  

-Hasar tespit raporlarına kayıt dışı çalışan esnaf dahil edilemediği için rakamsal boyut çıkarılamıyor.

Deprem nedeniyle işyeri fiyatlarından önemli artış oldu. Bu konuda acilen düzenleme yapılması  gereklidir.

-Afet bölgelerinde yeni iş yeri kurmak/açmak büyük sorun haline gelmiştir. Esnaf ve sanatkar personel bulamamaktadır. Asgari ücretin yükselmesi, SGK primlerinin yükselmesi, BAĞKUR primlerini yükselmesi, vergilerin yükselmesi, kiraların yükselmesi bununla birlikte kiraların yükselmesi esnafı korkuttu.

-Afet bölgelerinde İş yerleri kapatılan veya kapatmak zorunda kalan veya maaşlarını, sigorta primlerini ödeyemeyen esnaf ve sanatkarlar personel çıkarmaya başladı. Esnaflar sadece günü kurtarmaya çalışıyor. 

-Afet bölgelerinde kadın esnaf ve sanatkarların dükkanları hem de kendi emekleriyle yaptıkları birikimleri hesaba oldu. Onların ayağa kalkabilmesi için belki kadın esnafımızın güçlendirilmesi kadın esnafımızın kurslarla programlarla ya da hibe programlarla adapte edilmesi gerekiyor. KOSGEB aracılığıyla hibe edilebilecek ya da desteklenebilecek Avrupa Birliği kadın esnaf özendirilebilir.

-Maddi kayıplara karşı DASK (deprem sigortasında) olduğu gibi iş yeri sigortalarıyla ilgili bir bilinçlendirme, bir eğitim ve bunu belirli bir zorunluluk getirilmelidir. Esnaf sandığında olduğu gibi iş yeri sigortasıyla ilgili düzenleme yapılarak, vergiden,  beyannameden,  KDV’den fon oluşturarak hasar gören esnaf ve sanatkarların zararlarını belirli küçük limitlere giderilmeye çalışılmalı.  Esnaf ve sanatkarlar ayağa kaldıracak boyuta getirilmelidir.

-TESK bünyesinde esnaf ve sanatkarın işyeri sigortasıyla ilgili çalışmalar başlatılmıştır.

sağımıza solumuza bakmadan bir adım öne çıkarak üzerimize düşün  toplumsal sorumlulğu yerine getireceğiz. Öylesine gayduru  kuppak cemilem diyerek millet alş verişte görsün  diye söylenerek biz iş tutumayız. Enkazı altında kalırız. Biz kalırsak millet kalır. son çıkıştayız ustalarım, son çıkışta...

 

 

Yazarın Diğer Yazıları